30 Ağustos 2009

Evime Yerleşiyorum

Zürih’te çok enteresan birkaç gün geçirdikten sonra sonunda evime gelebildim. Zürih’te kaldığım Winterthur ile benim Sankt Gallen’deki evim arası 60 km, her ne kadar bizim için mesafe olmasa da burada şehirlerarası sayılıyor. Geçelim ufak detaylara. Dün gündüz 2 sularında evime giriş yaptım. Evim Linsebühlstrasse üzerinde, bayağı merkezi bir “flat”. Tam önünden tramvay geçiyor hatta, tabi [...]

Filled Under: İsviçre

27 Ağustos 2009

Hissiyatlar Üzerine

Garip bir düşünce, ve bir arkadaşın garip bir yorumu sonucu düşüncelere gark oldum. Uçaktayım, Alpler’i ilk defa gün ışığında yukarıdan görüyorum. Güzel birşey. Yeni insanlarla tanışıyorum, güzel birşey. Zürih havalimanı içinde inek sesleri duyuyorum, MeGu kardeşimin dediği gibi, güzel birşey. Zürih’te Bahnhof yolunda yürüyorum, güzel dükkanlar görüyorum, Mövenpick Cafe’de gazetemi okuyorum, güzel şeyler. Ama çok [...]

Filled Under: İsviçre

26 Ağustos 2009

İsviçre Yollarında

Saat 5′i çeyrek geçiyor. Uyanalı yarım saat oldu. Evden çıkmam da lazım. Uçağa birkaç saat var, ama ayarlanması gereken büyük bir overweight bagaj problemim de var. Gidiyorum resmen. Sağlıcakla gitmek, sağlıcakla kalmak niyetindeyim. Beklerim. Ne denir ki son dakikada, saat 5′i çeyrek geçe…

Filled Under: İsviçre

24 Ağustos 2009

Yiit Is Back… Briefly

Facebook statusu yazdıktan sonra buraya kısa yazı girmek isteyince böyle oluyor. Bir kraliçe köpekliği, bir Britanya sevdasıdır gidiyor insanda. Bodrum’dan döndüm, bu arada bir doğumgünü kutladım, bu arada birşeyler yaşadım, hala da yaşıyor muyum, sanırım evet. Pratikte serbest teoride mahkumum, iznim var ama şevkim yok başka şeylere. Güzel ama, hem o, hem hayatım. Çarşamba sabahı, [...]

Filled Under: Serbest Dalış

19 Ağustos 2009

Saraçoğlu’nda Bir Gece

Deli Fenerbahçe’li olan ben Yiit kişisinin hayatında keyif almadığı bir gerçek vardı. Gerek bir lig maçı için olsun, gerek Metallica konseri için olsun Ali Sami Yen stadının içine dışına nufüz etmiş, yeri gelmiş çimine dokunmuş, yeri gelmiş koltuğunu kırmış ben, hayatımda Fenerbahçemin mabedi Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’na gitmemiştim. Geçen pazar gününe kadar! Sonunda, 16 Ağustos [...]

Filled Under: Mekan, Spor

18 Ağustos 2009

TGI Friday’s Über Alles

Bayıldığım bir başlangıç stili var: “Bilen bilir…”. Lan ayıoğluayı bilen bilir tabi, sana sorup icazet alıp mı öğrenecek insanlar herşeyi? Bilen kuantum fiziğini de biliyor, bilmeyen 3le 2yi çarpamıyor. Bilen bilir olayına esasen gıcığım, başlangıçtaki sanata da ironi diyoruz, bilen bilir. Bilen bilir, benim en sevdiğim, beni en tatmin eden, en güzide yer Friday’s denen [...]

Filled Under: Mekan, Yemek

17 Ağustos 2009

Laf Oyunlarından Haz Alıyorum

Beni tanıyanlar, ağzımın iyi laf yaptığı ve düzgün bir espiri anlayışına sahip olduğum gerçeğinde birleşirler. Ben de alçakgönüllülükle bunu kabul ederim. Ancak bende bir bug, bir yazılım hatası, bir gariplik var. Ben, kötü espiriden gizliden gizliye keyif alan biriyim. Gizli Yalvaç Ural’ım yani ben, bir nevi closet Selami Şahin’im. Mesela, arkadaşım 77 niye ikiye bölünmez [...]

Filled Under: Serbest Dalış

Muhteşem garip bir yazın ortasındayım kadim dostlar. Garip derken çok da negatif bir manada kullanmadığımı belirteyim =) Gerçekten çok güzel şeyler oluyor, çok ender yaşanan şeyler. Hani mutluluk edici nadir anlar vardır ya, uzun süredir giymediğin bişeyin cebinden para çıkması, veya okula gittiğinizde o günün yarım gün olduğunu öğrenmek gibi. Ya da, uzun zamandır tanışık [...]

Filled Under: Serbest Dalış

05 Ağustos 2009

Yola Çıkış

Bodrum’a yola çıkıyorum. Türkiye’de kaç günüm kaldı derseniz az. Peşinen söyliyim, Bodrum’a, özellike Gümbet’e gelip beni aramayanı bulur, insan içinde rencide ederim. Yazlık yerlerde internet olayından da pek haz almadığım için buralar biraz sahipsiz kalabilir. Telaşlanmayın, size hatıra 88 yazı bırakıyorum. Kalın sağlıcakla.

Filled Under: Serbest Dalış

04 Ağustos 2009

Hazırlıklar

Bugünüm komple hazırlıkla geçti. Şu andan itibaren bir fast-forward olayına bağlayacağım sanırım kendimi. Yarın Bodrum, 10 gün sonra İstanbul, sonra bir daha Bodrum, sonra İzmir ve Zürih. Daha iyi olacak kanımca, hızlı ve tempolu bir Ağustos geçirip leyleği havada göreceğim gibi hissetmekteyim. – Bugün gittim bir güzel saçımı kestirdim. Buradan Hurşit Coiffeur’a (of ne kasış [...]