Buraya geldiğimden beri enteresan bir ruh halindeyim. Yani İzmir’de olmadığımın farkındayım, neticede etrafımda ailem yok. Dışarı çıkınca da herşey Almanca. Ama yine de, bir şekilde sanki Türkiye’deyim gibi hissediyorum, ama sanki… tatilde falan gibi yani. Yakında eve döneceğim, herşey normale dönecek falan gibi. Halbuki alakası yok. Gerçekten, özellikle evden çıkıp üniversiteye giderken arada “lan İsviçre’deyim, [...]
Güzel güzel uyursun, saate göre değiş vücuda göre kalkarsın. Tatlı tatlı gerinirsin, şımarırsın yatakta, içindeki kedi seni ele geçirir. Gözlerini yavaş yavaş açarsın, her dakika bir milim, en az 10 dakika. Sonunda lütfedip kalktığında misler gibi kahvaltı edersin. Kahvaltıdan sonra oturur biraz televizyon izlersin, salak salak programlar vardır, zaten başka birşey de aramıyorsundur. Bugün öyle [...]
Kısa kısalar olmasa hayat çekilmez di mi arkadaşlar… 1- Üniversite ağzıma sıçtı arkadaş. Günde, ödev ve grup çalışmaları dahil ortalama 14 saat okulda geçiyor. Rekorum 19, kırmak istemiyorum, ama sanırım ertesi güne direk bağladığım günler olacak. Önümüzdeki hafta olur bence, 3 proje falan var… Oyy… 2- Bugün herşeyim geldi. Rock Band 2, telefonumun açılması için [...]
Bir Ramazan bayramını daha geride bıraktık. Birçoğunuz için normal geçmiştir diye düşünüyorum. Güzelce uyku, canavar kahvaltı, aileyle hoşbeş, belki sülale gezisi, eğer yaş uygunsa bolca harçlık toplama, akşam da, inan veya inanma, ara vermiş ol veya verme, canavar bir içki sofrası. Genelde böyle geçerdi benim bayramlarım. Çok da severdim. Hele pazartesi olsun, tatil olsun, o [...]
Buraya geleli han oluyor, ancak telefon alabildim. Artık ben de bir İsviçre hattı, hatta bir de Ayfon Triğcies sahibiyim. Her yanı wireless kaplı ülkede ayfonsuz kalmak olmaz, ayrıca resmen beleşe falan geliyo telefon, muasır medeniyet über alles yani. MeGu karşimin izini sürüp Twitter olayına giricem sanırım yakında. Madem Türksün, göster insanlar “oooo şahaneymiş be abii” [...]
Hep düşünürdüm, arkadaş güncen varsa, günde 10 dakika kır kıçını yaz. Kaz ve ayak olayı öyle değilmiş. Resmen 24 saat yetmiyor. Okul ortalama 10 saat, okul dışı mecburi ve yarı mecburi aktiviteler en az 2 saat. Evde her gün ortalama 100 150 sayfa okuma kitliyorlar. Şu anda salıya 400 sayfa muhasebe okumam var, onu bitirmeye [...]
Madalyonun öbür yüzü tabir ettiğimiz kısma gelecek olursak… Hayat güllük gülistanlık değil tabi. Yani bu kadar güzel bi memleket olsun, dağında tilkisi, şehrinde tikisi mutlu gezsin, evine sincap gelsin cama tıklatsın… MASAL DÜNYASI MI LAN BURASI! Tabii ki negatif şeyler de olacak. Bi kere, ki aslında bir değil 10 kere, 15 kere demem lazım, pahalı [...]
Çok. Bunu yazıp bırakmak isterdim, ama biliyorsunuz ki bir misyon adamıyım. O yüzden size birkaç güzel şey anlatacağım. İyi haberle başlamak da adettendir, o sebepten bu geliyor. Öncelikle, İsviçre gerçekten güzel memleket. Yani uçakla geçerken, sokakta yürürken, bir tepeden baktığınızda, direk 3000 parça puzzle tadında bir görüntü yakalıyorsunuz. Gerçekten koşa koşa mangal almak, sucuk almak, [...]
Çok acaip bir gece daha geçirdim. Mezunlarla kaynaşılacak diye Zürih’e gidildi, kaynaşa kaynaşa bi hal olduk. Yetmedi, oradan çıkıp birkaç mekan gezdik. Yetmedi, gece İsviçre Toplu Taşıma Sistemi denen fenomenden asrın kazığını yedik, ki biz buna Harry Potter fenomeni dedik. Akşam 7′de Zürih’e ayak basan bünye sabah 7′de St. Gallen’e zor döndü, ayağının tozuyla da [...]
İsviçre’ye geleli bir hafta oldu, ve tabii ki ufak ufak gezmeler başladı. Sankt Gallen ufak bir şehir, ama çok fazla mekan var. 6 sandalyesi 3 masası olan mekan yapmış, elalem de gitmiş oradan bira içmiş. Sonuç şu ki, geleli bir hafta olmasına rağmen anca fondü yiyebildim. Fondü ne diye soracak olanlara Google derdim normalde, ama [...]