28 Şubat 2010

Evde Anne Olması

Yani Allah başımızdan eksik etmesin, evde anne olması gerçekten güzel birşey. Ev temizlenir, yemek vesaire yapılır. Eve gelince evde bir ses, bir nefes olur, ki gavuristanda yalnız yaşayanlar derdimi daha iyi anlayacaklardır. Ayrıca ana, gelir evdeki eksikleri görür ve “ahh yıvrım evladımm” diye onları size alıverir. Bunların yanısıra, anne dediğin yaratık sevilir, yani bunları yapmasa [...]

24 Şubat 2010

Hayatta Canımı Sıkan Ufak Şeyler Var

Bazı şeyler var ki, resmen enerjimi çalıyor arkadaş. Mesela hani bariz büyük şeyler vardır, araba kazası, TV bozulması, bunlar tatsız şeylerdir. Bunlara can sıkılır, normaldir. Ama ufak olup deli can sıkan şeyler var. Mesela işeyeceksin, klozet kapağını kaldırıyorsun (erkeksen, ve ayı evladı değilsen, ya da dürüst olalım, evde bir bağyan varsa diyelim) ancak kapak orda [...]

Filled Under: Serbest Dalış

12 Şubat 2010

St. Moritz Porsiyon 1

Geldim. Gördüm. Gözlerime inanamadım. Benim çok uzun zamandır gelmek istediğim bir yer olan St. Moritz, gerçekten olağanüstü güzellikte. Ha kayak yapmayı biliyor muyum, hayır. Ama gerçekten bilmeyen insan için bile muhteşem bir tecrübe. Ciddimsi girişten sonra gebeş yorumlara geçeyim. Öncelikle burası oha denecek kadar lüks biryermiş. Yani insan tahmin ediyor, pahalı olacak diyor, ama içine [...]

Filled Under: Tatil, İsviçre

10 Şubat 2010

Çok Kısa

Güzel bir tatil sürecindeyim. Yazamamam, acayip misafir ağırlamamdan ileri geliyor. Zaten yaptığım şeyler arasında çifte göre keyifli şeyler olsa da, dışarıdan çok keyifli addedilecek şeyler yok derim. Geziyoruz, alışveriş yapıyoruz, karda yerlere yatıp kar meleği (snow angel) falan yapıyoruz. Güzel şeyler. Ekrana bakıyor terbiyesiz. Çevir kız kafanı! Dayt. Özelim burası benim, sana nesi? Neyse, birkaç [...]

08 Şubat 2010

Pazar Günü Yapılası Şeyler

13 saat Dota oynamak, ve bu oyun süresince kanka ile Skype sohbeti yapmak bunlara dahildir. Öyle bir güne uyanıyorsun ki, hava bulutlu, yağdı yağacak. Sabah 4 gibi yatmışsın, eşşekler gibi uyuduğunu zannederken saat 10′da uyanıyorsun. Bakıyorsun, dün gece seninle aynı saatte yatan kanka da online. Güzel dotuldu, bu saat edildi. Evet, 13 saat! Güzel bir [...]

Filled Under: Serbest Dalış

Pek birşey yok. Yine okuldaydım, tüm gün tabir edilen rezalet durumla. Eve geldim, Lost izleyeceğim. Ben sınavlardan çakardım Lost izleyeceğim diye, gel gör ki artık yorgunluktan izleyemiyorum. Eve gelince yemek ye ders çalış uyu pozisyonu oluyor. Güzel planlarım var bu haftaya. Bu hafta dersim yok, 2 tane Almanca sınavım var, onları da öttürürüm yeri gelirse. [...]

04 Şubat 2010

Bulaşık Tarihçesi

Öğrenci evi fenomeni mi dersin, kazık kadar adamsın öğrenci profili ardına saklanıp üşengeçliğine kılıp uyduruyosun şerrefsiz mi dersin bilmiyorum, ki şerefsiz dersen gücüm yettiğince döver, dövemezsem çevrem yettiğince dövdürürüm haberiniz ola, bulaşık dediğin birikiyor arkadaş. Ama bugün daha güzel birşey farkettim ki, bulaşık gerçekten ağaç gibi yıllanarak birikiyor. Hani ağacı kesip halkasını sayınca yaşını anlarsın [...]

Filled Under: Serbest Dalış

04 Şubat 2010

Cumartesiye Kadar Pertim

Cumartesi günü dahil olmak üzere günde 10 saat okul koyan zihniyete koyayım. Daha uzatasım yok şu lafı, zira enerjim yok, gidip bayılazaam. Cumartesiye kadar bahsedecek 2 3 konu bulurum ama, heralde, inşallah. Mesela sikko salataya 17 frank verince restoranda kavga çıkaran MBA öğrencisinin dramı az sora bloglarda !

Hani biri vardır, dünya tatlısı, iyi niyetlidir. Yardım isteseniz eder, surat yapmaz, görünce selamdan sabahtan sakınmazsınız. Ama gel gör ki, sıkıcıdır bu adam arkadaş! Dünyanın en bayık, en alakasız konusunu açar, sanki Playboy Mansion’da geçirdiği haftasonunu anlatır gibi uzun uzadıya anlatır. Kesemezsin de, bilirsin ki kesersen küsecek. E sıkıcı bi adam olduğundan çok kanka da [...]