İnsan garip oluyor, böyle anlatacak birsürü şey birikiyor, zamana yayar anlatırım, günde bir yazıdan fazla yazılmaz, günlere malzeme olur diyor. Sonra bir tutkunluk, sanırsın bi sayfa yazmak 3 yıl alacak. Günler geçiyor. Hem buraya giren arkadaşlarım var, onlara aynı sayfa çıkıyor. Hem insan güncesinin tarihini kaybediyor, hani mutfağa asılı takvim vardır, evladın olursa adı ne [...]
Evet, kısa bir aradan sonra yine İzmir’deyim. Hayatımı geçirdiğim, biricik şehrim olmasına rağmen, İzmir de diğer her şehir gibi insanı bir haftadan sonra bayıyor yahu. Keşke bu farkındalılığa kavuşmasaydım diyorum, ama ne yazık ki öyle. Neyse. İnsan buraya gelince arkadaşları, aileyi, köpeğini falan özlüyor da, benim gibi boğazına düşkün biriyseniz hele, yemekleri accaip özlüyor yahu! [...]
Herkes güzel güzel İngiltere hikayesi, efenim Hint birası nasıl oluyor tarzı anılar beklerken, çok daha geyik bir mevzuya parmak basmak istedim. Dünyada korsan indirme olayının dibine inen herkes, Rapidshare markasını biliyordur. Rapidshare, tam nasıl çalıştığını bilmesem de, sanırım eşşek gibi sunucuları olan, siz burdan yükledikçe birilerinin oradan çekmesini sağlayan bir sistem. Rapid güzeldir, zira adı [...]
Accaip yorgun bir Yiit K. size Londra’dan selam yolluyor arkadaşlar. Aslında kesinlikle yazacak halim yok. Son 5 günde gerek okula gerek gezmeye koşuşturmaktan 2 ayağıma da kan oturdu resmen, topuğum falan morumsu. Ancak son gecemde, eğer şimdi osuruktan teyyare de olsa 2 satır birşey yazmazsam, belki de bir daha İngiltere’den yazma şansım olmayacağını hesaba kataraktan [...]
Türkiye’ye yılan gibi gidip Türkiye’de ceylan yutmuş yılana dönen bendeniz, son bir aydır çeşitli okazyonlarda (Fatih Terim Türkçesi) pehriz denen illete bulaştım. İlk denemede bağyan arkadaşın gelmesi ile tatile gidildi, kayak yapmanın ve açıkbüfe kahvaltının gazıyla son buldu o. Sonraki denemem, karşımdaki meşhur Türk restoranının son günleri yaşaması sebebiyle beni overzealeus (Diablo 2 Türkçesi) bir [...]