Boşluk, arayışlar ve doldurulması gereken günler insanı bazı şeylere iter. Kimi bunalım yapar evden çıkmaz, kimi kendini sokaklara vurur, kimi 24 saati de yetiremez birşeylerle uğraşmaktan. Ben dizilere sararım. Özellikle de böyle ben yokken 5 6 sezon yol almışsa ooof o dizi beni ihya eder. Hele bu sarılacak eser, şimdiye kadar 650 bölümü, 10 küsür [...]
Günlerdir, bir Lost finali, efendime söyleyeyim bir Seks-i Memnu finali tarzı ilgi çekmiş, kitleleri sürüklemiş, heyecanlar yaşatmış dev yazı dizimin beklenen ikinci ve son bölümüne hoşgeldiniz. İnternetteki forumlarda sansasyonel iddiaları okumuşsunuzdur, yok aslında frenk üzümleri hayatı simgeliyo, yok Yigit K. aslında uyuyomuş hepsi bir rüyaymış, yok çok ekşi olup da yenemeyince hepsini teker teker kıçına [...]
Daha doğrusu az önce doğumgünüm bitti. Doğduğu gün girip de lilili yazan değil, ertesi günü girip de görüşlerini yazan yazar olmak istedim. İyi ettim mi? Şimdi, açıkçası doğumgünü kutlayan bi insan değilim. Küçükken de kutlamazdım, zaten yazın son günlerinde doğan biriyseniz, doğumgününüz arafta kalır. Yani, ya yazlıktasınızdır ve insanlar artık okul vs için dönüyordur, ya [...]
Saçma sapan şeyleri yemeyi, içmeyi çok severim. Sıklıkla gittiğim kafelerde, genelde kimsenin içmediği şeyleri içerim. Tabi insanların bazı şeyleri sıklıkla içmemesinin, yememesinin sebepleri var, mesela o ürünlerin ultramegaskindrik olması bu sebeplerin başında gelir. Ben dersimi alır mıyım, asla, güzelleştim yasla. Bu deneme, yeni lezzetlere dimağımı açma sevgim, burada iyice başımı ağrıtıyor zaten. Migros’a giriyorsun, salak [...]
2009 yılında, İsviçre’ye eğitim görmeye gitmek üzere bir Yiit K. varmış. Bu Yiit K., eski bir arkadaşının Bodrum veya Alaçatı’ya gideceğini öğrenmiş. Konuşmuşlar, plan yapmışlar, ve buluşmuşlar. Buluşmak o buluşmak. Sen hayatıma gireli uzun yıllar olsa da, sen hayatım olalı, bugün itibariyle tam bir sene geçti. Sen, bütün tatlılığın, güzelliğin, zekan ve beni şaşırtan ruhundaki [...]
Nereye mi? İsviçre’ye tabii ki. Tez teslimi, diploma töreni vs. derken yine yol gözüktü bana. Yine sevdiğim birçok insanı başka bir zaman diliminde bırakıp, yazın göbeğinden koskoca bir sonbahar tablosuna uçacağım. İnşallah tabi. İtalyan bir arkadaşım uyardı beni bugün, mont falan da al, senin alıştığın yazlardan değil buradaki diye. Bu sefer daha güzel ama. Sonuçta [...]
Seni geçen gün Kadöküy vapurunda gördüm. Yine. Yeniden. Tekrar. Elinde eşşek kadar kamera, suratında kirli sakal, kulağından sarkan ama IPod değil çakma bir müzik aletine bağlanan kulaklıklarınla, güneşli bir pazar günü yine oradaydın. Martı da oradaydı. Güzel bir martıydı, iskelenin kenarına oturmuş takılıyordu. Ben sevgilime gösterdim martıyı, “hayvan çok tatlı di mi” diye. Katıldı bana. [...]
Geriye ne kaldı şimdi? Şaka bir yana, hem de deadline a daha 10 gün kala tezim bitti. Aman ne de güzel bitti. Resmen artık üzerinde adım soyadım yazan bir tezim var. Sıkı çalışmalarımda bana yarenlik eden sevimli insan tatlı şey can dost güzel canlı Mawdi Quw’a, ve bu tezde emeği geçen nice isimsiz kahramana teşekkürlerimi [...]
Benim için belki de yaz tatilinin dönüm noktasıdır pişik olmak. Tamam, kiloluysan, veya çalıştığın için pantolon vs giyiyorsan, çok daha sıkıcı şekilde pişik olabilirsin. Benim bahsettiğim o değil. Hani kıçından mayoşortun çıkmadan 3 gün geçirdiğin, tuzdan saçların keçe gibi olduğu, sadece çocuklar gibi tatil yaptığında olduğun pişikten bahsediyorum. Bu sene Bodrum sefam kısa süreceği için [...]
Haftasonumu Çeşme’de geçirdim. 2 gün içinde de Bodrum’a yola çıkıyorum. Kulağa şahane gelse de, bunları yaparken kafam o kadar dolu ki, gerçekten alabileceğim zevkin çok azını alabiliyorum ne yazık ki. Ya yemek yerken, ya da dostlarla sevgiliyle çok az bir zaman diliminde gerçekten yaptığım şeylerin hakkını verdiğimi düşünüyorum. Tez yazmam lazım, tez elden hem de, [...]