Şahane bir binadayız. Komple cam, modern görünüş, bol kat, öylesine bol kat ki Maslak’ta Boğaz manzaralı masada oturuyorum. Alt kattaki güvenlik retinanı okuyor, asansör seni otomatik katına çıkarıyor, manyetik kartla giriyorsun ofise. Herşey şahane. Ama bir eksik var ki… evet, başlık kendini ele veriyor, çaycımız yok. Yani çay kahve istersen, ya mutfağa ya da Starbucks’a [...]
Herkes ağlaşıyor yok yaz gelmedi, yok şizofren Haziran sen Şubat değilsin falan diye. Abi açık konuşayım, ben tatile gidemedikten, denize dalıp kendimi bronzluğa veremedikten sonra napıyım güneşi, 35 derece havayı Allah aşkına? Ceket gömlek geziyorum, hava serinledikçe benim ömrüme ömür katıyo, keşke her yaz böyle İsviçre gibi geçse, bak çalışan kesim nası mutlu olacak? Yazar [...]
Son zamanlarda iyice şaraba sardım. Normalde viski veya rakı hariç pek içki içmeyen bendeniz, özellikle akşam yemeği okazyonları, ve şarap just şarap şarap diye gezen bir adet sevgiliyle aynı ortamı paylaşma sonucu adım adım degustatör özentisi rezil bir insanlığa doğru yol almaya başladım. Beni Mayıs ayı boyunca en sevindiren aktivitelerden biri de, Kanyon Şarap Tadım [...]
Hayatımı biraz takip eden, bilemedin arada girip bloga 2 dakika bakan biri, son bir aydır oldukça enteresan bir projede olduğumu biliyordur. Bildiğin 5 haftadır falan sosyal hayat 0, hayat 1 ki ister istemez nefes alıp yemek yiyoruz, tamamlayıcı eylemler olarak da nefes verip yemeği sindirip doğaya iade ediyoruz. Sonra o iade, 2011 yılında hala denizi [...]
Ara ara girip ortalığı kolacan ediyorum buralarda. Yani illa ki birşey yazmak için değil, kaç kişi girmiş, daha da önemlisi ne tarz arama sözcükleri sonucu Google beni bulmuş, “aha bak bu herif derdine derman olur” diye benim sitemi çıkarmış ortaya, ona bakıyorum. Tahmin edersiniz ki, Ateşini yolla bana yazıp girenler rekorlarda, Hakan Peker ve ateşini [...]
Son 3 haftadır neredeyse düzenli olarak sabah 6 gibi kalkıyorum, gece 12 gibi yatıyorum, ve arada sadece çalışıp yemek yiyorum desem, beni tanıyan insanlar pis pis gülerler, yalancı ibiiiş diye düşünürler. Ben bile bu yazıyı 5 ay önce okusam böyle düşünürdüm. Ama hakkaten öyle. Fecaşet bir projenin bitimindeyim çok şükür. Ha ben kendi dünyamda birşeyler [...]
Ne kadar zor değil mi seçim yapmak… Türkiye gibi fikirleri ve inançları açık olmayan, daha doğrusu olamayan insanların ülkesinde oldukça zor oluyor. Hani çoktan seçmeli testler vardır ya, onlarla ilgili ilginç bir makale okumuştum; kişilerin daha “birey” olduğu, seçimlerini daha bilinçli yapabildikleri ülkelerde bir anketin 8 10 tane şıkkı olurken, Türkiye gibi daha “ümmmetçi”, daha [...]
Az evvel eve girdim. Yazmak isterim, ama zaten yazdım da geldim birşeyler. Yaratıcılık, beynimin karanlık kıvrımlarında saklanırken, yarın da erken kalkılacakken zorlamak istemiyorum ne yalan söyliyim. Gecenin bu saatinde de mekan tanıtmak biraz abesle iştigal geldi. Ama çok şey birikti, en azından size uğranabilecek birkaç mekan daha anlatır bu çocuk önümüzdeki günlerde =) Bu aralar [...]
Hani annelerin babaların gözünde hep çocuk kalırmışız ya. Bize, en azından bana ve birçok yakın arkadaşıma hala çocuk gibi uyarılar yaparlar ya o yüzden, yok dikkat et elini kesersin, dökersin falan gibi. Enteresan bir fenomen gibi gelmiştir bana hep, ve manasız gelmiştir, sanki hayata ayak uyduramamak gibi. Bugün itibariyle farkettim ki, bu sadece anne babanın [...]
Yemek pişirmeyi de yemeyi de seven biri olduğum, beni azıcık tanıyan kimseyi şaşırtmayacaktır heralde. Evde yaptığım enteresan yemekleri ise özellikle seviyorum, çünkü hem kendi ağız tadıma göre ayarlayabiliyorum, hem de birilerinin kirasını ödemek yerine kendi evimde inanılmaz iyi ve bol malzemeli fantastik şeyler üretebiliyorum. Sevdiğim biri veya birileriyle bu coşkuyu paylaşmak da cabası. Geçenlerde Melke [...]