Ateşini Yolla Bana

Hakan Peker'den değil ama…

Archive for the ‘Etkinlik & Organizasyon’ Category

Accaip yorgun bir Yiit K. size Londra’dan selam yolluyor arkadaşlar. Aslında kesinlikle yazacak halim yok. Son 5 günde gerek okula gerek gezmeye koşuşturmaktan 2 ayağıma da kan oturdu resmen, topuğum falan morumsu. Ancak son gecemde, eğer şimdi osuruktan teyyare de olsa 2 satır birşey yazmazsam, belki de bir daha İngiltere’den yazma şansım olmayacağını hesaba kataraktan başladım teyyarelere.

Kısaca hikayeyi vereyim bari. Londra’daki İsviçre Başkonsolosluğu’nda bir resepsiyon verildi, böyle headhunter tabir edilen insanlar bize iş verecek gibi yapsınlar deyü. Bir nevi MBA’ler için mayo defilesi diyebiliriz. Bize, CV’lerimize, dişimize falan baktılar, sağlıklılarımızı kişnettiler falan. Bunlar işin kimseyi alakadar etmeyen kısmı. Onun dışında eşşekler gibi bütün Londra’yı gezdim. Evet iddialı, ama resmen klişelerin büyük bir kısmını yaptım (abooo Big Ben’i tutuyom baahh, yililili kafamda Tower Bridge var tarzı). Güzel yedim, güzel içtim, sarhoş dahi oldum hatta.

Anlatmak istiyorum bunları. Çok aşırı ilginç olduklarından değil belki. Ama bu sitenin, benim çevremde veya beni tanımayan bazı kemik takipçileri var. Onlar dışında girenler ise genelde mekan, yemek vs. tanıtımı için giriyor. O yüzden bu tarz şeyleri olabildiğince düzgün yazıyorum, 3 5 kişiye yardımım dokunda gerçekten hoşuma gider. Ha bi de “okul etekli japon ufah gız” tarzı aramalarla girenler var, onlar ata versin zaten. Pis herifler.

Sağ salim St. Gall’e dönersem yazmaya başlayacağım inşallah. O vakte kadar sağlıcakla kalın canlar.

OLMA Şenlikleri

Posted by Yiit K. on Eki-23-2009

Geçen günlerde, İsviçre’nin geleneksel Tarım ve Beslenme Fuarı olan OLMA, güzide şehrimiz St. Gallen’de yapıldı. Evime yaklaşık 500 metre mesafede İsviçre yemek fuarı olunca da gezilesi görülesi şeyler arasına girdi.

OLMA denen şenliğin geçtiği yer, öğrencilerin 9.50 CHF vererek girdiği kocaman bir fuar alanı. Ayrıca bu fuar alanının dışında da birsürü stand bulunmakta. Genel olarak sosis, bira, sosis, peynir, çikolata, sosis, şarap,bira ve sosis şeklinde dizilen bu standlarda gerçekten enfes şeyler satılmakta. Özellikle Olmawurst denen şeyi alın, yiyin, bi daha alın ve bi daha yiyin yani. Bunların yanı sıra, evde veya kafelerde kullanılacak envai çeşit mutfak malzemesi, bahçe ve toprakla uğraşırken kullanacağınız bin tane şey burada satılıyor. Tabi misal burada çim biçme makinası alıp da evde uzadıkça halıyı mı kesicem ben. Ayrıca o parayla 1200 tane sosis alınır. Sosis güzel bişe bu arada, sölemeden geçemeyeceğim.

Günün olayı ise, saat 4′te başlayan domuz yarışı. Burada çeşit çeşit domuzlar, kısa bir platform üzerinde eblek eblek koşuyorlar. En hızlı domuza ödül veriyor, en yavaş domuzu ise kısık ateşte çeviriyoruz, zira domuzun yağlısı makbul, böyle koşan fit domuzların yenesi yok. Ayrıca burada domuzlar üzerine bahis de yatırabiliyorsunuz. Ben son anda yetiştiğim için bahisçi kapanmıştı, zaten ne anlarım domuzdan arkadaş, iddia olsa en azından biraz çakıyorum (tabi yine de kaybediyorum). Neyse kumarda kaybedelim, bi şikayetim yok. Ha domuz yarışı sırasında telefonum kitlendi ve saatlerce açamadım, orası ayrı mesele. Resimler videolar yarıda kaldı ama, Amerikan yapımı elektronik alanda hata zaten, yoksa telefonun bi suçu yok. Sıçtımın Apple ı ya.

Ha bi de hayvan sergisi vardı. Keçisi, domuzu, ineği atı herşeyi var. Aklımda kalan şeyler benim atı severken atın aleti kaldırması, yere düşen ekmek parçasını verdiğim keçinin gebeş gebeş ekmek yemesi, 1300 kilo gelen İNANILMAZ büyük bir boğa ve gerçekten ufak bir Uno araba kadar olan domuzdu. Resimlerini çeker saatlerce “abboooww boğaya gel brööhh” derdim ama telefon pert olmuş idi dediğim gibi.

Sosisi yiyip domuzu koşturup boğayı taciz atı da tahrik ettikten sonra dönüş yoluna koyulduk. Gider ayak Alman arkadaşın “ooh das is schön!” nidalarıyla Magenbrot denen birşey aldık. Kara kuru bir ekmek-kek arası birşey, ve hemfikir olduğumuz nokta tadının “noel” gibi olduğu. Yani soğuk, bol şekerli, zencefil bilmemne tarzı keskin tatlarla dolu bir kurabiyemsinin yandan yemişi. 3 kişi 7 liralık paketi bitiremedik, hatta ben arta kalanları dün çöpe falan attım, ki normalde hayatta çöpe atmam, para verdim, nimettir der yutarım, ama gel gör ki öeeeğğğ yani.

Bir dahaki OLMA’ya da burda olmak niyetiyle aranızdan ayrılıyorum canlar. İyi bakın, ara ara buraya da bakın, eski yazılar da güzel, ayrıca eminim ki ilk 10 yazımı hatırlamıyorsunuzdur. Hergün girin 2 tane okuyun, stres topu niyetine.

İki adet de video ayrıca: Arena ve Domuz Yarışı!!!.