<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ateşini Yolla Bana &#187; Mekan</title>
	<atom:link href="http://www.atesiniyollabana.com/category/mekan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.atesiniyollabana.com</link>
	<description>Hakan Peker&#039;den değil ama...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Dec 2011 07:05:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>Alaçatı Karina Balık Restaurant</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/izmir/alacati-karina-balik-restaurant/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/izmir/alacati-karina-balik-restaurant/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 May 2011 18:42:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[Alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[Karina Balık Restaurant]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=1097</guid>
		<description><![CDATA[Alaçatı, İzmir&#8217;liler için biraz efkarlı bir yerdir genelde. Çok değil 10 sene önce bildiğiniz ahır, köy evi falan olan yerler, şu anda milyon avrolar eden birer rustik malikane oldular. Bahçe malzemesi, veya domates biber gibi şeyler almaya pazarına, ya da naylon barakalardan yola çıktığınız rüzgar sörfü yapılan koyuna gidilen enteresan, bakir bir yerdi burası. Artık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/izmir/alacati-karina-balik-restaurant/attachment/mayista-cesme-053/' title='Mayısta Çeşme 053'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/05/Mayısta-Çeşme-053-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Mayısta Çeşme 053" title="Mayısta Çeşme 053" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/izmir/alacati-karina-balik-restaurant/attachment/mayista-cesme-054/' title='Mayısta Çeşme 054'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/05/Mayısta-Çeşme-054-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Mayısta Çeşme 054" title="Mayısta Çeşme 054" /></a>

<p>Alaçatı, İzmir&#8217;liler için biraz efkarlı bir yerdir genelde. Çok değil 10 sene önce bildiğiniz ahır, köy evi falan olan yerler, şu anda milyon avrolar eden birer rustik malikane oldular. Bahçe malzemesi, veya domates biber gibi şeyler almaya pazarına, ya da naylon barakalardan yola çıktığınız rüzgar sörfü yapılan koyuna gidilen enteresan, bakir bir yerdi burası. Artık, İstanbul&#8217;lular da sağolsun, Türkiye&#8217;nin gözde ve kazık yerlerinden biri haline geldi.</p>
<p>Bütün gün denize dalıp bir kısım balık vurduktan sonra bir tanıdığın oğlunun balık lokantasına davet edildik Alaçatı&#8217;ya. Meşhur Tuval Restaurant&#8217;ın yanındaki yerde, Karina diye, fazlasıyla Yunan tavernası havası verilmiş biyer yapmış, zaten evler eski Rum evleri, bembeyaz kireç duvarlara mavi sandalyeleri atınca olmuş kalimera kalispera. Güzel mezeler, hafif hafif arkadan verilen Yunan müzikleri, klasikleşmiş tatlı Ege esintisiyle taze balıklar, bolca kalamar, mezeler, ve tabi ki eski lezzet yeni Rakı. Karşımda ne zamandır görmediğim annem babam da olunca, şahane bir akşam geçirdim.</p>
<p>Kısaca bağlayacağım, çok bitkin bir gün geçirdim zira. Fiyat performans olarak, özellikle Alaçatı ortalamasına bakarsak, ortalığı yıkıp geçiren bir yer olmuş. Soğuk meze 6 lira desem, Tuval&#8217;i yanında Alaçatı&#8217;dasın desem, heralde mesajı alırsınız. Lezzetler çok güzel, babamın senelerdir tanıdığı olan Balıkçı Hasan&#8217;ın eski ustasını getirip ortak yapıp mutfağa sokmuşlar, adam da ahtapotta kalamarda balıkta ne öğrendiyse döktürüyor, öttürüyor. Ben şahsen balık yerken denizi görmek isteyen bi herifim, ama Alaçatı&#8217;ya da balık yakışıyor hakkaten.</p>
<p>Öpüyorum.</p>
<p>Karina Balık Restaurant</p>
<p>Kemalpaşa Cad. Ara Sokak No:6 Alaçatı Çeşme</p>
<p>Tel: 0232 716 9155</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/izmir/alacati-karina-balik-restaurant/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emek Cafe, Vol: II</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/emek-cafe-vol-ii/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/emek-cafe-vol-ii/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 17:55:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz kenarında kahvaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Cafe]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Kafe]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniköy Emek Kafe]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniköy'de Kahvaltı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=1088</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi sizlere, bu aralar Melkem ile favori kahvaltı yerimizden bahsetmek istiyorum, deminki yazı hiç olmamış, yaşanmamış gibi. Şimdi Sarıyer&#8217;e yakın bir yerde yaşıyorum. Denize 200 metre falan, sağı solu orman (ve bir kısım da çingene mahallesi) bir sitedeyim. Takipçilerim ve arkadaşlarım da bilirler ki, yemek yemeyi ve yürümeyi çok seven bir bünyeyim. Melkemi de çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/emek-cafe-vol-ii/attachment/23-nisan-2011-003/' title='23 Nisan 2011 003'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/05/23-Nisan-2011-003-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="23 Nisan 2011 003" title="23 Nisan 2011 003" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/emek-cafe-vol-ii/attachment/23-nisan-2011-005/' title='23 Nisan 2011 005'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/05/23-Nisan-2011-005-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="23 Nisan 2011 005" title="23 Nisan 2011 005" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/emek-cafe-vol-ii/attachment/23-nisan-2011-006/' title='23 Nisan 2011 006'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/05/23-Nisan-2011-006-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="23 Nisan 2011 006" title="23 Nisan 2011 006" /></a>

<p>Şimdi sizlere, bu aralar Melkem ile favori kahvaltı yerimizden bahsetmek istiyorum, deminki yazı hiç olmamış, yaşanmamış gibi.</p>
<p>Şimdi Sarıyer&#8217;e yakın bir yerde yaşıyorum. Denize 200 metre falan, sağı solu orman (ve bir kısım da çingene mahallesi) bir sitedeyim. Takipçilerim ve arkadaşlarım da bilirler ki, yemek yemeyi ve yürümeyi çok seven bir bünyeyim. Melkemi de çok seven bi insanım. Bütün bunlar birleşince, bizim haftasonları yürüyerek kahvaltıya gitmemiz kaçınılmaz oluyor tabi.</p>
<p>Bizim evden başlayıp Beşiktaş&#8217;a kadar giden sahil yolu, belki de dünyanın en güzel yollarından biri. Yanından geçen binlerce arabayı saymazsan, Sarıyer&#8217;de 2011 yılında hala denize dökülen kanalizasyonu saymazsan, 29&#8242;lu sevimli gruplar halinde gezen, saçı başı yağ jöle içinde, hepsinin telefonu aynı marşı çalan sikkostar bebeleri saymazsanız aslında dünyanın en güzel yolu bu. Muhteşem saraylar, korular, yalılar geçiyorsun, yanından Boğaz akıyor, aldığın nefes Karadeniz&#8217;in muhteşem oksiyeniyle dolu, dalga sesleri içinde, balıklarla dolu bir yol burası.</p>
<p>İşbu yolu bir saat kadar tempolu yürürsek, Yeniköy denen inanılmaz güzellikteki semte geliyoruz. Bazı hırsız başbakan eskileriyle meşhur olan bu semt, gerçekten hem boğazın dibinde olup, hem de trafiğin falan İstanbul standardına bakarsanız bomboş olduğu bir yerdir aslında. Burada, denizin kenarında, 1950&#8242;lerden kalmış süper şirin bir kahvaltıcı var: Emek Cafe. Geçtiğimiz yıllarda, yandaki yalının davası üzerine kapalı kalan, ama yeniden sevdikleriyle buluşan bu yerin biz hastasıyız resmen. Garsonlarının saçları bile eski stil kalmış, efendi insanlarca çalıştırılan, lezzetli, ve Yeniköy&#8217;de boğazın dibinde olmasına rağmen ekonomik de olan bir yer burası.</p>
<p>Kahvaltısı standart, hatta Altınoluk standardına alışkın İzmir&#8217;li Yiit K. için biraz hafif bile. Ama herşeyi lezzetli, eğer özel gelmiyorsa herşeyi Pınar marka olan bir düzeyi tutturmuşlar gidiyorlar. Temiz havada güzel bir yürüyüşte hararet yapan bünyeler, gölgede kalan Boğaz kenarında serinlerken, bir yandan da tam demli çaylar hüpürdeniyor. Bal kaymak, yanında 2&#8242;şer çeşit peynir ve zeytin, domates hıyar söğüş de derken insan doyuveriyor.</p>
<p>Gidin, görün, yiyin. Emek Kafe candır.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/emek-cafe-vol-ii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dükkana İsim Bulamamak</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/mekan/dukkana-isim-bulamamak/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/mekan/dukkana-isim-bulamamak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 May 2011 18:30:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Attırans]]></category>
		<category><![CDATA[Attirance]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış dükkan isimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=1077</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;desin. Dükkan açacak paran var. E ama hiç mi bi düşünebiliten yok? Hiç mi bi can arkadaşın panpan yok uyarmıyolar mı seni, Türkiye genco buralar, bu nası okunur biliyo musun sen demediler mi sana? Yani mesela vitamin barı açacaksın, diyosun portakal suyu falan satarım, C vitaminine boğarım insanları, e dükkanın adı &#8220;C-Kick&#8221; olsun mesela diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/05/23-Nisan-2011-009.jpg"><img class="size-medium wp-image-1080 aligncenter" title="23 Nisan 2011 009" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/05/23-Nisan-2011-009-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Türkiye&#8217;desin.</p>
<p>Dükkan açacak paran var.</p>
<p>E ama hiç mi bi düşünebiliten yok? Hiç mi bi can arkadaşın panpan yok uyarmıyolar mı seni, Türkiye genco buralar, bu nası okunur biliyo musun sen demediler mi sana? Yani mesela vitamin barı açacaksın, diyosun portakal suyu falan satarım, C vitaminine boğarım insanları, e dükkanın adı &#8220;C-Kick&#8221; olsun mesela diye mi geçiyo aklından?</p>
<p>Tamam ben art niyetli adamım, yanımda da kuzen var o benden fena, kişibaşı 7000&#8242;er kalori falan aldığımız bir günde karşıma çıkmanın da sıkıntısı var ama&#8230;</p>
<p>Bence hatalı isim. Doğal ama en azından.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/mekan/dukkana-isim-bulamamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Miss Crazzzy Sushhhi</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/miss-crazzzy-sushhhi/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/miss-crazzzy-sushhhi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 08:24:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Miss Crazy Sushi]]></category>
		<category><![CDATA[MISS CRAZZZY SUSHHHI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=1056</guid>
		<description><![CDATA[Hazır mekan ve Sapphire demişken. Melkem bana sürpriz yapmış, hem adı enteresan, hem bu aralar obez bir fok performansından sushi yediğimi gözlemlediği için, şehirfırsatıvari bir atraksiyondan böyle bir hediye almış bana. Gidek yiyek dedi, piki dedim. Kısaca da gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle mekan, İstanbul&#8217;un yeni sansasyonu olmaya aday Sapphire&#8217;in alttaki AVM kısmında 2. katta köşede. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/miss-crazzzy-sushhhi/attachment/16-nisan-2010-020/' title='16 Nisan 2010 020'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/16-Nisan-2010-020-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="16 Nisan 2010 020" title="16 Nisan 2010 020" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/miss-crazzzy-sushhhi/attachment/16-nisan-2010-021/' title='16 Nisan 2010 021'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/16-Nisan-2010-021-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="16 Nisan 2010 021" title="16 Nisan 2010 021" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/miss-crazzzy-sushhhi/attachment/16-nisan-2010-023/' title='16 Nisan 2010 023'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/16-Nisan-2010-023-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="16 Nisan 2010 023" title="16 Nisan 2010 023" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/miss-crazzzy-sushhhi/attachment/16-nisan-2010-024/' title='16 Nisan 2010 024'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/16-Nisan-2010-024-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="16 Nisan 2010 024" title="16 Nisan 2010 024" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/miss-crazzzy-sushhhi/attachment/16-nisan-2010-025/' title='16 Nisan 2010 025'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/16-Nisan-2010-025-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="16 Nisan 2010 025" title="16 Nisan 2010 025" /></a>

<p>Hazır mekan ve Sapphire demişken.</p>
<p>Melkem bana sürpriz yapmış, hem adı enteresan, hem bu aralar obez bir fok performansından sushi yediğimi gözlemlediği için, şehirfırsatıvari bir atraksiyondan böyle bir hediye almış bana. Gidek yiyek dedi, piki dedim. Kısaca da gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Öncelikle mekan, İstanbul&#8217;un yeni sansasyonu olmaya aday Sapphire&#8217;in alttaki AVM kısmında 2. katta köşede. Bunun güzel yanları da var, kötü yanları da tabi. Güzel, çünkü çok şov bir binanın köşesini komple tutmuşlar, çok ferah bir mekan, oturma düzeni, barı, ufak da olsa restoranın kendi içi gibi duran kısmı çok şık. Kötü yanı ise, öncelikle manzara bok gibi, direk iğrenç Levent trafiğine çok yakın bir mesafeden bakıyorsun. Diğer bir kötü yan ise, en nihayetinde food court&#8217;tasın abi, yani sushi ye sake iç 200 lira hesap ver ama karşında Subway falan yiyolar insanlar? (ki yer yer bi tık daha lezzetli bile gelebilir insana, lan soğuk balık kıçına bu parayı verene kadar karşıda bi ekstra hindi göğüslü subway melt mi kayaydım diye&#8230; Subway Melt&#8230;. gğağağağağaaaa). Ayrıca yine bu sebepten, kendi ambiyansını kuramıyorsun, ne müzik, ne çevre tasarımı, ne gürültü seviyesi ve alakalı alakasız anonslar hakkında bir tasarrufun yok mekan olarak.</p>
<p>Neyse, mekan düzeni ve yeri 10 üzerinden 4 alsa iyidir yani. Eğer AVM&#8217;de şampanya içmek bana göre diyorsanız, 6 da verilebilir.</p>
<p>Gelelim yemeklere. Bizim aldığımız set menüde Yosun Çorbası, salata ve California Roll olsun, toro falan olsun 14 parça sushi vardı. Yetmeyeceği için de menüden de biraz ekleme yaptık. Ortaya Somon Tartar, sushilere de ek olarak bir Rainbow Roll söyledik. İçecek olarak da, Melkehaanım&#8217;ın çok sevdiği Bellini&#8217;de karar kıldık.</p>
<p>Yosun çorbası bir rezaletti. Yani hani Kordon&#8217;da gezersin, arada çok yoğun bir yosun kokusu suratına çarpar ya&#8230; İşte o kokuyu sıcak sıcak içtiğini düşün. Yani ilk yudumda biraz et suyu tadı alır gibi olurken hooppp Kordonboyu ağzından içeri. Yani ömrüm Çin restoranlarında geçti (orası Japon falan demeyin ağzınıza vururum), hatta bir ara babam ortak bir restoran bile açtı, ancak ben, o beleş olduğu zamanlarda dahi gidip de yosun çorbası falan salak saçma şeyler içmedim, o yüzden itiraf ediyorum, nasıl olması gerektiği hakkında bir fikrim yok. Belki de çok nizami yosun çorbasıdır, ama benim midemi bulandırdı, ve 2 kişi bi tas çorbayı bitiremeyip geri yolladık. Somon tartar, adından da anlayabileceğiniz gibi, Fransa&#8217;nın nice genci kusturmuş rezil çiğ kıyma yemeği tartarın somonya yapılanı. Ben, hayatımda 2 3 kere tartar yemeye çalıştım, hepsinde mide bulantısıyla attım. Bu farklıydı. Zaten somon çiğ yenebilen bir nesne olduğundan mütevellit, üzeri çıtır soğancıklarla kaplı, bolca şeker yedirilmiş balzamik sosla servis edilen bu ara sıcağa (soğuğa?) hayran kaldım. Çok ağız dolusu yenmeyen bir sunum olduğundan, porsiyonu da çokça geldiğinden az biraz arttı ama gerçekten her lokmasında keyif aldım, cennetten çıkma bir lezzet: somon tartar diye yemekteyiz ebleğinin sesini duyar gibi oldum.</p>
<p>Sushilere kısaca değineyim, enteresan birşey yok zira. Güzel, Sushico&#8217;dan bi tık güzel ama. Yani Sushico 7* ise, burası 7.5*. Fiyat farkı da zaten o civarlarda, bi tık daha pahalı Sushico&#8217;dan. Yani artan performansa artan fiyat veririm diyenler için, güzel bir sushi tecrübesi sunuyorlar. Yanında gelen Bellini ise, heralde somon tartardan sonra en beğendiğim şey oldu, hatta yarısını içip anca foto çekebildik. Kötü de bir şampanya kullanmadıklarından, koyulan şeftali püresi de gerçekten güzel kıvamda olduğundan, görüntü olarak az biraz çoban olsa da lezzet olarak 10 numaraydı. Tavsiye edilir, gidip de içmeyen kınanabilir bile.</p>
<p>Eğer hem Sapphire&#8217;i gezerim, hem de meşhur bir şefin Uzakdoğu yorumunu denerim diyenler için gidilesi biryer. Gidip de beğenmeyen çıkmaz sanırım, ancak yosun çorbasından kaçın agalar bacılar. Öptüm sizi.</p>
<div>MISS CRAZZZY SUSHHHI</div>
<div>Kategori: Uzakdoğu Mutfağı<br />
Adres: Büyükdere Cad. 4. Levent / İstanbul<br />
Tel: (212) 268 83 33-34-35-36-37<br />
Email: <a id="body_hlMail" href="mailto:misscrazysushi@gmail.com" target="_blank">misscrazysushi@gmail.com</a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/miss-crazzzy-sushhhi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sapphire Tower</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/mekan/sapphire-tower/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/mekan/sapphire-tower/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 07:38:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Safir]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Saphire]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sapphire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=1051</guid>
		<description><![CDATA[Ne zamandır mekan anlatmıyordum, canım çekti. Duymuş, hatta görmüşsünüzdür. Avrupa&#8217;nın en yüksek gökdeleni artık İstanbul Levent&#8217;te bizlere el sallıyor. 56 (yer altıyla beraber 66) katlı ve 261 metre yükseklikteki 250 milyon dolar maliyetli bu bina, klasik dikdörtgen gökdelen görüntüsünden uzakta olduğundan mıdır bilmiyorum, aslında o kadar da büyük gelmiyor insana, ta ki yanına gidene kadar. Terasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/mekan/sapphire-tower/attachment/16-nisan-2010-016/' title='16 Nisan 2010 016'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/16-Nisan-2010-016-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="16 Nisan 2010 016" title="16 Nisan 2010 016" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/mekan/sapphire-tower/attachment/16-nisan-2010-017/' title='16 Nisan 2010 017'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/16-Nisan-2010-017-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="16 Nisan 2010 017" title="16 Nisan 2010 017" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/mekan/sapphire-tower/attachment/16-nisan-2010-018/' title='16 Nisan 2010 018'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/16-Nisan-2010-018-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="16 Nisan 2010 018" title="16 Nisan 2010 018" /></a>

<p>Ne zamandır mekan anlatmıyordum, canım çekti.</p>
<p>Duymuş, hatta görmüşsünüzdür. Avrupa&#8217;nın en yüksek gökdeleni artık İstanbul Levent&#8217;te bizlere el sallıyor. 56 (yer altıyla beraber 66) katlı ve 261 metre yükseklikteki 250 milyon dolar maliyetli bu bina, klasik dikdörtgen gökdelen görüntüsünden uzakta olduğundan mıdır bilmiyorum, aslında o kadar da büyük gelmiyor insana, ta ki yanına gidene kadar. Terasında da 30 liraya panaromik bilmemne yanar döner şovlar, yok sanal helikopter gezileri falan var ama henüz ona vakit ayırmadığımdan bir başka yazıya diyorum.</p>
<p>Alt katları klasik alışveriş merkezi tarzı yapılmış. Birkaç sükse marka, birkaç sükse yemek yeri var. Benim asıl beğendiğim kısım, giriş katındaki butiklerin ve dükkanların, çok yüksek olmasa da asma kat tarzı şeylerle çift katlı dükkanlar olarak tasarlanması oldu. Neden bilmiyorum ama gözüme çok hoş ve ferah gözüküyor bu alışveriş katı. İç tasarım falan zaten yemiş bitirmiş, hakikaten bu kadar çok alışveriş merkezi varken hala güzel görünümlü, orjinal tasarımlar çıkması beni hem şaşırtıyor, hem de mimarlarına olan saygımı oldukça arttırıyor.</p>
<p>Daha da yalakalık yapmam safire. Gidin görün derim, hatta güneşli veya çok fırtınalı ama aydınlık bi havada gidip terasını da görün, ben ilk fırsatta onu yapmayı planlamaktayım zira.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/mekan/sapphire-tower/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çok Acaip Bir Gece</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/cok-acaip-bir-gece/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/cok-acaip-bir-gece/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 12:20:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[meyhane]]></category>
		<category><![CDATA[sarıyer denizkızı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=1028</guid>
		<description><![CDATA[Perşembe akşamı, ACI&#8217;dan eski bir arkadaşım, gel çıkışta iki tek atalım diye aradı. Kendisi güzel insanlardan, hani senelerce görüşmesen bile, oturunca geyiğin belini kırdığın türden. Dedi bir yer var, Sarıyer&#8217;de deniz kenarı salaş biyer, adı da Denizkızı. Fiyat performansı da şahane dedi, manzarası da güzel. Hadi dedim o vakit gidelim. Zira kısa zaman İstanbullusu olduğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/cok-acaip-bir-gece/attachment/23-nisan-2011-015/' title='23 Nisan 2011 015'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/23-Nisan-2011-015-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="23 Nisan 2011 015" title="23 Nisan 2011 015" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/cok-acaip-bir-gece/attachment/23-nisan-2011-016/' title='23 Nisan 2011 016'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/23-Nisan-2011-016-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="23 Nisan 2011 016" title="23 Nisan 2011 016" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/yemek/cok-acaip-bir-gece/attachment/23-nisan-2011-017/' title='23 Nisan 2011 017'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2011/04/23-Nisan-2011-017-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="23 Nisan 2011 017" title="23 Nisan 2011 017" /></a>

<p>Perşembe akşamı, ACI&#8217;dan eski bir arkadaşım, gel çıkışta iki tek atalım diye aradı. Kendisi güzel insanlardan, hani senelerce görüşmesen bile, oturunca geyiğin belini kırdığın türden. Dedi bir yer var, Sarıyer&#8217;de deniz kenarı salaş biyer, adı da Denizkızı. Fiyat performansı da şahane dedi, manzarası da güzel. Hadi dedim o vakit gidelim. Zira kısa zaman İstanbullusu olduğum için, benim bildiğim yerler az daha sokabilitasyon yapan yerler.</p>
<p>Her neyse, işten 5&#8242;te çıkıyormuş, o zaten beni biraz yıktı. Ben de zar zor 6 gibi çıktım ve yola koyulduk. Mekan Sarıyer&#8217;de, direk ufak liman gibi yere bakan sıra sıra balıkçılardan bi tanesi. Burger King&#8217;in ordan sahile vurdun mu direk yanına falan çıkıyorsun. İki katlı, daracık, belki 7 8 masalık biyer. Gittik, üst kattaki 3 masadan birine yanyana çöküverdik. Karşımızda balıkçı gemileri, direkleri dalgalarla sallanıyor, hava aydınlık, ama güneş artık yönünü tayin etmişçesine inişte. Masmavi gökyüzü, masmavi deniz, karşıda Anadolu Kavağı&#8217;nın güzel yeşil sırtları. 35&#8242;lik dedik, yarın iş var ne de olsa, ortaya manca dedik patlıcanlı, beyaz peynir söylemeden gelir zaten, köz kırmızı biber de candır, o da geldi peşisıra. Ardından, hani yoğurdun üstüne kupkırı kırmızı biberleri bütün bütün atarlar, atom derler, adamı girişte de çıkışta de oflattırır, o azap mezeden geldi. Kütür kütür yedik tabi, kötüye bişey olmaz diye.</p>
<p>Biz soğuklardan takılırken, yanımızdaki masaya 2 abi çöktü. Kafadengi oldukları belli adamlar, zira sigara içecek müdavimi olduğu cep kadar meyhanede, koca adamlar bizden izin alıyorlar. Afiyet olsun dedik, bal şeker olsun, astımım var ama sen sordun ya adam gibi, masayı yak sorun yok. Kazı kazancı geldi, tam alıcam, o sırada ayakta olan o abilerden biri kaptı 5 tane. 200 lira çıktı adama şaka gibi =) Biraz bozuldum, zira hem 200 lira ilaç gibi gelirdi şahsen, hem de ben kumarda pek kazanamayan tiplerdenim, enteresan olurdu çıksa bana =) 2 lira 1 lira falan biz de oyalandık aldıklarımızla.</p>
<p>Ara sıcaklar kalamarla karides güveç. Artık 35&#8242;liğin dibine geliniyo yavaş yavaş, yan masa da 50&#8242;liği devirdi. Başladık tabi ufak ufak atışmalar, şakalaşmalar. Bi bakmışız ki, yarım saat sonra paso muhabbet, paso sohbet. İsmi Mesut olan, Eskişehir menşeyli ve 200 liralık kazı kazan sahibi abinin yanında da dizüstü bilgisayar var. Açtı mı ordan keman taksimleri, Dede Efendi&#8217;ler falan. Haa, mekanın hakkı yenmesin, devamlı 60&#8242;lar öncesi musiki çalıyorlar, insan deniz güneş rakı müzik mest oluyor. Dizüstünün şarjı bitince, iş iphone&#8217;la şarkı bulmaya döndü. Onun da sesi az gelince, bi baktık ki Mesut Abi, Üsküdar Musiki Topluluğu üyesiymiş ve bize şarkı söylüyor! Fazla ağdalı, az biraz makamını şaşırarak da söylese, şarkı candır diye dinliyoruz. Karşısında Suat Abi, Konya&#8217;lıymış o da, veriyor ayarı inceden. Göksel de katılıyor muhabbete, mekan sahibi kendisi, en son bize koca kafa bi kofana getiriyor, bugün geldi diye, çok da iyi fiyat çekiyor, yanında bi 20&#8242;lik ile söylüyoruz kofanayı.</p>
<p>Akşam 10 olmuş saat bu arada. 2 tek diye girip 3 buçuk saattir oturuyoruz. Melikem de okuldan çıkıp bize katılıyor. Onunla beraber, az sonra 70&#8242;lerine yakın bir teyze geliyor, Göksel&#8217;in çok yakınıymış ve musiki hocasıymış =) Bir başlıyor döktürmeye, sesi kısık sadece, biraz da buzlu rakı vurmuş tellere heralde, yine de tam makamında şarkılar geliyor, menekşelendi sular diyorum gözleri yaşarıyor, ben de annemi hatırlıyorum, keşke olsaydı, bayılırdı bunlara diye.</p>
<p>Bağıra çağıra şarkıların söylendiği, bir ara elektriğin gittiği ve mum ışığıyla İstanbul musiki gecesine dönen gece, 2 tek atılacak akşamüstü buluşması yani, gece 1 buçuğa kadar sürüyor. 7 saatte neler içildi yenildi boşver, edilen muhabbetin haddi hesabı yok. Müdaviminiz Abi diyerek çıkıyoruz. Göksel&#8217;iyle, Suat ve Mesut Abi&#8217;lerle, masanın rengi teyzemizle, arka masamızda oturan, yeni terkedilmiş genç ve avutucu 2 arkadaşının da bize eşlik ettiği gece son buluyor.</p>
<p>Bu yazıyı yazarken gülümsedim. İleride okurken de gülümseyeceğim. Hatıralar tazeyken yazmak en güzeli, zamanın sisi araya girmeden, insan hayatında geçirdiği en güzel ve en enteresan gecelerden birini not etmeli bence. Siz okurken sıkılırsanız, gözünüzde canlanmazsa kusuruma bakmayın. Ama buyrun gelin, mekan küçük ama sığarız hep beraber =)</p>
<p>Kendinize iyi davranın, hayatın tadını çıkarın, ve senelerdir görmediğiniz arkadaşlarınız 2 tek atalım diyorsa hep evet deyin, iki eliniz kanda olsa da&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/cok-acaip-bir-gece/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meyhane Geyiklerinin Evrimi</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/serbest/meyhane-geyiklerinin-evrimi/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/serbest/meyhane-geyiklerinin-evrimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 23:55:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Dalış]]></category>
		<category><![CDATA[Meyhane Geyiklerinin Evrimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=842</guid>
		<description><![CDATA[Evet, kısa bir aradan sonra yine İzmir&#8217;deyim. Hayatımı geçirdiğim, biricik şehrim olmasına rağmen, İzmir de diğer her şehir gibi insanı bir haftadan sonra bayıyor yahu. Keşke bu farkındalılığa kavuşmasaydım diyorum, ama ne yazık ki öyle. Neyse. İnsan buraya gelince arkadaşları, aileyi, köpeğini falan özlüyor da, benim gibi boğazına düşkün biriyseniz hele, yemekleri accaip özlüyor yahu! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2010/03/meyhane-1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-845" title="meyhane 1" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2010/03/meyhane-1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Evet, kısa bir aradan sonra yine İzmir&#8217;deyim. Hayatımı geçirdiğim, biricik şehrim olmasına rağmen, İzmir de diğer her şehir gibi insanı bir haftadan sonra bayıyor yahu. Keşke bu farkındalılığa kavuşmasaydım diyorum, ama ne yazık ki öyle.</p>
<p>Neyse. İnsan buraya gelince arkadaşları, aileyi, köpeğini falan özlüyor da, benim gibi boğazına düşkün biriyseniz hele, yemekleri accaip özlüyor yahu! İster istemez, Çarşamba akşamı bir meyhane yapalım dendi. Gidildi de. Nihat Baba&#8217;nın Yeri isimli, eski adıyla Tepecik, yeni adıyla Yenişehir, her zamanki adıyla keranenin orada bir yer burası. Leş bir muhitin içinde pırıl pırıl parlayan, son derece başarılı bir mekan. Biraz tuzlu, yeni adıyla kazık, her zamanki adıyla geçiriyor, ama güzel.</p>
<p>Ancak dikkatimi çeken mekanın taze pişirilen arnavut ciğeri, veya süt kuzu atom kokoreçi olmadı. Arkadaşlarla konuşurken konu önce yemeklere, ordan karıya kıza kaydı. Tam ooh, kral meyhane sohbeti derken, birdenbire sözlükte en gülünen başlıklardan bahsetmeye, baba yeaa senin nik neydilere geldik. Orada çarptı beni bu evrim.. Resmen artık keranenin ordaki ağır abilerin meyhanesinde bile sözlük muhabbeti dönüyor. Devir yeni neslin devri olmaya başladı iyice. Mesela ben rahat rahat bolca yiyeyim diye eşofman altı giyip üstüne gömlek giymiştim (absürt geliyor ama ikisi de siyah olunca bir nebze kurtarıyor loş ortamlarda), ve mekandaki tek eşofmanlı dallama olacağıma emindim. Girdikten yarım saat sonra bir göz gezdirdim ki, benim gibi, hatta benden beter, yani üste de kapşonlu eşofman falan giyen 2 3 dallama daha vardı.</p>
<p>Yeni nesil sadece sözlükte ortalığı bozmuyor aga. Kerane meyhanelerine bile el attık, eli kulağındadır eşofmanlıların meclisten tweet atmaları.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/serbest/meyhane-geyiklerinin-evrimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kobe Sığırı Yedim</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/kobe-sigiri-yedim/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/kobe-sigiri-yedim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 07:50:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Kobe beef burger]]></category>
		<category><![CDATA[Kobe sığırı]]></category>
		<category><![CDATA[Mövenpick Cafe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=788</guid>
		<description><![CDATA[Cana can veren blog okuyucuları. Az çok biliyorsunuz, ya da blogu takip ediyorsanız öğrendiniz ki ben yemek yemeyi seven biriyim. Hele bu yemekte et varsa oldukça hastası olan biriyim. Et yemeyi seven biri olarak, artık efsaneleşmiş Koba Sığırı lafını duydukça donut görmüş Homer Simpson gibi gğağağağağa yapıcaktım neredeyse. Dün benim bağyanla yaptığımız, artık resmen klasikleşen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cana can veren blog okuyucuları. Az çok biliyorsunuz, ya da blogu takip ediyorsanız öğrendiniz ki ben yemek yemeyi seven biriyim. Hele bu yemekte et varsa oldukça hastası olan biriyim. Et yemeyi seven biri olarak, artık efsaneleşmiş Koba Sığırı lafını duydukça donut görmüş Homer Simpson gibi gğağağağağa yapıcaktım neredeyse. Dün benim bağyanla yaptığımız, artık resmen klasikleşen (evet klasikleşen, ukalalık olarak değil, trenden in, Bahnhofstrasse&#8217;den aşağı yürü, Sprünglilerden ufak birşeyler al, Swarovski&#8217;deki kristal gergedana bak vs vs tarzı, pek de değişmeyen bir rotamız bile var) turlarımızdan birinde, Mövenpick Cafe&#8217;ye oturduk. Genelde dondurma, bilemedin somonlu şeylerinden haz aldığım bir marka ve cafe Mövenpick. Bir dakika, fren. La çok ukala geliyorum kulağa di mi? Yani bunu okuyan yabancılar &#8220;pff ukala&#8221; der, tanıyanlar ise &#8220;pff ukala pezzevenk&#8221; der o derece. Ama amacım hakikaten bu değil. De amma açıklama yaptım, sanki sosyal sorumluluk projesiyle kurduk bu blogu daayt!</p>
<p>Neyse. Az önce tren istasyonunda inanılmaz birşeyler atıştırdığımız için, ki yazısı ayrı gelicek, ki bence hayatımda yediğim en lezzetli kompakt şey idi (merak uyandırırım acımam), bir şey söyleyip paylaşma arzusuyla oturduk. Menüye bakarken de Kobe lafını duyunca ya Kobe sığırı yiyoruz ya da Kobe Tai masamızda oynayacak diye düşünüp şen şakrak oldum. İlk seçenekmiş meğer, ki sığırın şanı o kadar yürümüş ki ben hayal kırıklığı yaşamadım öyle diyim.</p>
<p>Sadede gelelim, zira kafamdaki yazı uzunluğunu geçecek yoksa. Kobe Beef Burger söyledik, zira direk biftek olarak ellerinde olmadığını söylediler, ya da klasik Mövenpick aptal garsonuna düştük. Böyle bir sorun var Paradeplatz&#8217;taki Mövenpick Cafe&#8217;de, bahşiş alana kadar öküz gibi davranan, bahşiş alınca kapıya kadar gülümseyen, genelde etnik azınlıklardan, lan zenci işte, çalışanlar oluyor. Ya da bana paso eblehler düşüyor, ama 5 ay zarfında 4te 4 yapmam enteresan o halde.</p>
<p>Eti güzel pişirmişler, ama mükemmel değil. İnsani hataların yanında, hayvani bir mükemmellik olduğunu söyleyebilirim. Kestiğin hamburger etinde, ki kıyma olduğu için kompozisyonu biraz daha farklı oluyor takdir edersiniz ki, acaip bir yağ dağılımı var. Tadı efsane güzel, ama efsane. Yani, hani ete et yedirmişler de, ekstra et tadı alıyorsun gibi. Ağzın yağla kaplanıyor ve bütün tadı alıyorsun, ama yağlı bir yemek yemiyorsun aslında. Ayrıca kayıtlara geçsin ki, hayatımda yediğim en pahalı hamburgerdi, bi süre de öyle kalır bence. 225 gram Kobe sığırı eti olan bir burgere 39,5 CHF verdim, yani paylaşmamış olsak, aç falan gitsem mazallah, burger yiyip popoyu bırakıcaz dükkanda. Haa yanında da kola içtik, kola cam şişede geldi, ama 350 ml idi, yani bizim içtiğimiz ufak camlardan değil.</p>
<p>Resimleri de bir süre içinde ekleyeceğim, o vakit daha enteresan olacak. Sizleri bir St. Gallen sabahından daha selamlar, esenlikler dilerim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/yemek/kobe-sigiri-yedim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sprüngli Efsanesi</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 19:07:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Karidesli Kanepe]]></category>
		<category><![CDATA[Lindt&Sprüngli]]></category>
		<category><![CDATA[Sprüngli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=723</guid>
		<description><![CDATA[İsviçre&#8217;ye gelip şokolaaa şokoloooo diye delirip Sprüngli&#8217;yi kaçıran insanlardansanız tatsız bir durum mevzubahis demektir. Belçika&#8217;nın Godiva&#8217;sına İsviçre&#8217;nin cevabı olan Sprüngli çok fena truffle lar, çikolatalar, hatta birsürü daha şekerli tuzlu ürün yapan bir pastane. Evet bir pastane, ama biraz fazla lezzetli, biraz da ücretli bir pastane. Yani bizim Karataş&#8217;ta profiterol aldığımız yer de pastane, ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/attachment/post-mel-007/' title='post mel 007'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/11/post-mel-007-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="post mel 007" title="post mel 007" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/attachment/post-mel-008/' title='post mel 008'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/11/post-mel-008-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="post mel 008" title="post mel 008" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/attachment/post-mel-009/' title='post mel 009'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/11/post-mel-009-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="post mel 009" title="post mel 009" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/attachment/dsc04387/' title='DSC04387'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/11/DSC04387-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="DSC04387" title="DSC04387" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/attachment/dsc04389/' title='DSC04389'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/11/DSC04389-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="DSC04389" title="DSC04389" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/attachment/dsc04391/' title='DSC04391'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/11/DSC04391-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="DSC04391" title="DSC04391" /></a>

<p>İsviçre&#8217;ye gelip şokolaaa şokoloooo diye delirip Sprüngli&#8217;yi kaçıran insanlardansanız tatsız bir durum mevzubahis demektir. Belçika&#8217;nın Godiva&#8217;sına İsviçre&#8217;nin cevabı olan Sprüngli çok fena truffle lar, çikolatalar, hatta birsürü daha şekerli tuzlu ürün yapan bir pastane. Evet bir pastane, ama biraz fazla lezzetli, biraz da ücretli bir pastane. Yani bizim Karataş&#8217;ta profiterol aldığımız yer de pastane, ama burası daha kaliteli diyebilirim.</p>
<p>Şimdi dükkana girince zaten Homer Simpson efekti veriliyor &#8220;Ghağağağağa&#8221; şeklinde. Ürünleri yerken zaten delirmek işten değil. Özellikle satışı yapan kişi sizin gerçekten şokolaaa manyağı olduğunuzu görürse, biraz da hoş sohbetseniz dükkandaki her ürünü tatma şansınız var. Bir kısmını tattım, ama çok kısıtlı, yani 1 2 sanırım, zaten diğer herşeyden ikişer parça aldığım için çok da dükkan tadımına mahal bırakmadım.</p>
<p>Bu dükkana özellikle sevdicekle girmek keyifli. Buradan alınan kanepeleri Zürih&#8217;te göl kenarında yemek apayrı keyifli. Bir parça tarta kaç karides sığdırabiliriz isimli çalışmaları özellikle keyifli. Resmen anlatmakta güçlük çekiyorum, anlatılmaz yaşanır pozisyonunda bir mekan.</p>
<p>Geliniz, yiyiniz, bana hak veriniz diyor, kısa kesiyorum.</p>
<p>Çaçaavvv!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/sprungli-efsanesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pouletburg</title>
		<link>http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/</link>
		<comments>http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 14:40:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yiit K.</dc:creator>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Mekan]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Pouletburg]]></category>
		<category><![CDATA[Soslu Tavuk Kızartma]]></category>
		<category><![CDATA[Uri Kantonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atesiniyollabana.com/?p=641</guid>
		<description><![CDATA[Cumartesi gecesi, artık abartan işlerden kendime 24 saatlik bir fırsat bulup kendimi kanton dışına attım. Gözünüzde büyümesin, kanton dediğin şehir kadar birşey, 50 60 km gidince ekseriyetle kanton terkedecek yol yapmış oluyorsun. Neyse. Öncelikle geldiğimde yanlarında kaldığım, ama bir aydır görüşmeyi bırak telefonla konuşacak zamanı zor bulduğum Atilla Abi&#8217;mlerin evine gittim. Bu ev Winterthur denen, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-010/' title='4 oct 2009 010'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-010-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 010" title="4 oct 2009 010" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-011/' title='4 oct 2009 011'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-011-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 011" title="4 oct 2009 011" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-012/' title='4 oct 2009 012'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-012-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 012" title="4 oct 2009 012" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-013/' title='4 oct 2009 013'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-013-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 013" title="4 oct 2009 013" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-015/' title='4 oct 2009 015'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-015-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 015" title="4 oct 2009 015" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-017/' title='4 oct 2009 017'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-017-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 017" title="4 oct 2009 017" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-018/' title='4 oct 2009 018'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-018-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 018" title="4 oct 2009 018" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-020/' title='4 oct 2009 020'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-020-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 020" title="4 oct 2009 020" /></a>
<a href='http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/attachment/4-oct-2009-024/' title='4 oct 2009 024'><img width="150" height="150" src="http://www.atesiniyollabana.com/wp-content/uploads/2009/10/4-oct-2009-024-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="4 oct 2009 024" title="4 oct 2009 024" /></a>

<p>Cumartesi gecesi, artık abartan işlerden kendime 24 saatlik bir fırsat bulup kendimi kanton dışına attım. Gözünüzde büyümesin, kanton dediğin şehir kadar birşey, 50 60 km gidince ekseriyetle kanton terkedecek yol yapmış oluyorsun. Neyse. Öncelikle geldiğimde yanlarında kaldığım, ama bir aydır görüşmeyi bırak telefonla konuşacak zamanı zor bulduğum Atilla Abi&#8217;mlerin evine gittim. Bu ev Winterthur denen, Zürih kantonunun Zürih şehrinden sonraki en büyük şehri olmakta. Da kanton küçük şehirler büyük olunca, bu şehir Zürih&#8217;in banliyösü gibi kalmış vaziyette. St. Gallen&#8217;den Zürih&#8217;e giderken tren de yol da Winterthur içinden geçmekte zaten. Neyse, güzel bir kucaklaşma, çok güzel bir yemek ve sonrası güzel bir uzanma keyfi yaptık. Hakikaten özlemişim onları. Köpekleri Rocky&#8217;yi de özlemişim. Şerefsiz her gördüğünde ayağıma işiyor yahu!</p>
<p>Uzanma sonrası St. Gallen&#8217;deki arkadaşım aradı ve Zürih&#8217;e geçeceğimizi, orda onun arkadaşlarıyla buluşacağımızı söyledi. Tamam diyip herkesle vedalaştım, ve tren yolları taştan diyerekten Zürih&#8217;in yolunu tuttum. Zürih HB&#8217;de inip buluşma yerine gidildi. 15 16 kişilik bir Türk grupla buluştuk, ki ben burada o kadar İsviçreliyle tanışmadım arkadaş! Sonra da yemek yenecek restorana doğru yola çıkıldı. Tabi benim bilmediğim, bu restoranın neredeyse İtalya sınırında bir tavuk restoranı olduğuydu. Abartı yol yapılıp 4 kanton geçtikten sonra Uri kantonundaki Pouletburn adlı restorana geldik, bildiğin Tavuk Kalesi. Pek bir sipariş olayı da yok, yarım kızarmış tavuk, üzerine özel sos döküyorlar, sanırsam peynir, tereyağ ve bir kısım baharat var. Seçme şansı olarak normal, acı ve süper acı arasında seçim yapılıyor. Süper acı söylememe rağmen gelen sosun normal sostan farkı olmaması ise sadece üzücü.</p>
<p>Grup daha sonra Zürih&#8217;te Sıla konserine gittiler. Ben ise Ali ile St. Gallen&#8217;e döndüm, zira eşşek gibi yorgun olduğumuza kanaat getirdik. Günün güzel tarafı, gerçekten accaip manzaralı yerlerden geçmemdi. Bazı manzaralara inanamadım, resmen bugüne kadar çözülen bütün 3000 parçalık manzara puzzle ları bu ülkenin etrafında çekilmiş&#8230;</p>
<p>Cumartesi geceki hurmalar salı götünü tırmalar tadını yaşıyorum ama. Cumartesi gezince pazar ve pazartesi günü komple çalışarak geçti. 2 saat uykuyla duruyorum, ebem şey oldu affınıza sığınarak söylüyorum. Ama bir saat içinde vurup kafayı yatacağım diye avutuyorum kendimi. Sözüm ona saat 7&#8242;de trainer ile randevu vardı, arıyım da beklemesin adamcağız ya.</p>
<p>Sevgiler saygılar. Türk İsviçrelilerin söylediği gibi &#8220;Tschütschüss!&#8221;, okunuş olarak da çüçüüzz =)</p>
<p>Hadi çüçüüz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atesiniyollabana.com/isvicre/pouletburg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

