Geçen gün abimin odasındayım. Kasetlerin olduğu rafları karıştırıyorum, sıkılmışım. Nirvana’nın, Metallica’nın kasetleri var, daha birçok kaset. Aralarında bir tanesi var, beyaz fon üzerinde siyah deriler giymiş bir adam. Kırmızı kırmızı “BAD” yazıyo üzerinde. Renkler çarpıcı, adam desen sanki kasetten fırlayacak da odada dans edecek… Geçen günün üzerinden 15 sene falan geçti. Artık kasetler yok etrafta. [...]
Bu aralar sanırım nostalji zamanlarındayım. Yuvadan ufaktan ayrılma süresi yaklaştığından mıdır, yoksa hakikaten sevdiğimden ve bir süredir dinlemediğim için özlediğimden midir bilinmez, eski müziklere falan daldım. Eski göreceli bir kavram tabi, mesela lise vakitleri ara verdiğim Metallica’yı bu aralar deli gibi dinlerken, bir seneye yakındır dinlemediğim Bedük’ün eski albümünü de baştan sona tavaf etmeye başladım. [...]
Beni az biraz tanıyan MeGu karşimi şaşırtan bir sevgi besliyorum bu şarkıya. Yalın isimli zerre haz almadığım, hatta birçok yer ve zamanda “herif bir gitar bulmuş, kırılana kadar aynı şarkıyı çalıp albüm yapacak” ithamında bulunduğum bir musikişinas şahıs tarafından icra edilmekte. Kısacası şarkının hastasıyım, an itibariyle parmaklarım klavyede dans ederken de dinlemekteyim. Şarkının özellikle çok [...]