Benim için belki de yaz tatilinin dönüm noktasıdır pişik olmak. Tamam, kiloluysan, veya çalıştığın için pantolon vs giyiyorsan, çok daha sıkıcı şekilde pişik olabilirsin. Benim bahsettiğim o değil. Hani kıçından mayoşortun çıkmadan 3 gün geçirdiğin, tuzdan saçların keçe gibi olduğu, sadece çocuklar gibi tatil yaptığında olduğun pişikten bahsediyorum. Bu sene Bodrum sefam kısa süreceği için [...]
Accaip yorgun bir Yiit K. size Londra’dan selam yolluyor arkadaşlar. Aslında kesinlikle yazacak halim yok. Son 5 günde gerek okula gerek gezmeye koşuşturmaktan 2 ayağıma da kan oturdu resmen, topuğum falan morumsu. Ancak son gecemde, eğer şimdi osuruktan teyyare de olsa 2 satır birşey yazmazsam, belki de bir daha İngiltere’den yazma şansım olmayacağını hesaba kataraktan [...]
Geldim. Gördüm. Gözlerime inanamadım. Benim çok uzun zamandır gelmek istediğim bir yer olan St. Moritz, gerçekten olağanüstü güzellikte. Ha kayak yapmayı biliyor muyum, hayır. Ama gerçekten bilmeyen insan için bile muhteşem bir tecrübe. Ciddimsi girişten sonra gebeş yorumlara geçeyim. Öncelikle burası oha denecek kadar lüks biryermiş. Yani insan tahmin ediyor, pahalı olacak diyor, ama içine [...]
Haftasonu, Çeşme’ye gitme planları da varken, kendimi bir anda Özdere’de buldum. Yıllardır gitmediğim bir beldeye, bir arkadaşımın yazlığına çağırması sonucu tekrardan gitmiş oldum. Sorumlu bir blogcu olarak size anılarımı taşıyorum. Arkadaşlar, öncelikle Özdere’liler kızmasın, ama Özdere rezil biryer. Yani mekan yok, yer yok, dalgasız deniz yok, yok babam yok. Ne var? Rüzgar var, sıcak var, [...]
Bodrum’a gidip şöyle güzel bir beach sefası yapmadan olmaz diyenleri duyar gibiyim. Evet, aslında bal gibi olur, ama bu sefer canımız çekti. Malum Çeşme’de geçirmeye meraklı beachler olmadığı için misafirlerimi bu keyiften mahrum bırakamazdım. O yüzden, cumartesi günü, biraz geç de olsa Göltürkbükü yollarına düştük canlarımla. Göltürkbükü sahte ama eğlenceli biryer. Göltürk ve Türkbükü denen [...]
Baylar bayanlar Şu görmüş olduğunuz blog her derde devadır. Mekanları gezenleri hatıralara daldırır, gezmeyenlere ipuçları sunar. En iyi blog budur. Dünyanın bütün ünlüleri bu blogu okur. İngiltere Kralı, rahmetli başkan Kennedy, taçsız kral Pele, Beckenbauer, kaleci Mayer, Nadyo Komanaçi, Biricik Bardo, Fenerbahçeli Cemil… Hangi filmden bahsettiğimi anlayanlara +5 puan veriyorum. Bodrum denince Barlar Sokağı gelir [...]
Bilen bilir, Çeşme’de zaten uyuz olduğum milyon şey var. Ancak bunlardan en beteri çevirmeler. Olayın alkol almak ve eğlenmek olduğu bir tatil beldesinde, her köşe başına her dakika çevirme koymanın espirisi nedir? Niye polis devlet olunmaya çalışılıyor anlamıyorum. Bodrum’da hiç çevirme yoktur. Son 3 senedir ana yola, yani Bodrum’un dışına çıkıp da tekrar dönenlere yönelik [...]
Bu muhteşem saganın 2. ayağına hoş geldiniz. Direk mevzuya gireyim, zaten saat kaç oldu, mesai biteli oluyor, overtime yapıyorum acımadan kendime. Sole Mare, bana göre Çeşme’nin cukka cukka müzik tarzını en iyi çalan yeri. Ayrıca yeri çok güzel, ayrıca yerin kendisi çok güzel. Karşılaştırdığımız Paparazzi’ye göre hem daha kaliteli, hem daha salaşlıktan uzak. Tek handikapı, [...]
Yüzyıllardır insanları düşündüren, hakkında filozofların sayısız kitap yazdığı bu muazzam ikilemi tartışalım istiyorum. Papa mı Sole mi? Şimdi öncelikle tarzlar. Paparazzi, alternatif ve oldies ağırlıklı çalan güzide bir yer. Neredeyse salaş bile sayılabilecek bir mantıkla işletiliyor, yani müzik sistemi “ya biz kendimiz barda dinliyoruz aslında, hadi siz de duyun diye sesi açıyoruz biraz” tadında. Dizayn? [...]
Aman yani daha kasış başlıklar bulabilir miyim bilmiyorum ama inanın deneyeceğim. Başlıklarım okunurken iskeleden günbatımına bakan, saçları ve pardösüsü rüzgarda savrulan gizemli adam tadı yakalatmak istiyorum sizlere. Herneyse. Cool başlığımdan anladığınız üzere bugün günübirlik bir Çeşme seyahati yaptım. Detaylara geçelim. Öncelikle Kabadayı kardeşimin dediği gibi, cumartesi gecesi İzmir’de pinekleyip pazar öğleden sonra Çeşme’ye gitmek aslında [...]