
Eveeet, 30 yazı geride kalmış bile sevgili canlar ciğerler. Bu mukaddes, mübarek, müthiş yazıyı ancak tek bir teşkilat için yazabilirdim. ACI ’03 ABZ Konseyi. Şimdi bu başlığı okuyunca kiminizin yüzü gülecek, gözleri parlayacak. Kiminiz de bu manyak ne diyor yahu diye bakacak. Anlam veremeyenleriniz olabilir, ama yazmam şart =) Bir yükümlülük omuzlarımda. Ayrıca direk ortaokul lise anıları olduğu için iğrenç bir dil de sizleri bekliyor.
Tarihçeyle başlayalım. Ben ve birkaç arkadaşımın öğle yemeklerinde, Green Hall’un oralardaki banklarda yemek yiyip geyik yapmamızla bir oluşuma gidildi. Vaktiyle 3 4 kişi olan grup, benchlere sığmaz oldu. O sebepten hem rahat oturulabilecek, daha çok ABZya verilebilecek, hem de yiyeceklere daha yakın olduğu için Co-op ın arkasına taşındık. Artık bir grup değil güruhtuk, birer birey değil birer mürittik.
Yıllarca, yıllarca ve yıllarca orada yemekler yedik, düşününce inanılmaz yani. Yeri geldi bir ekosistem olduk, yolsuz kalıp konseyimize uğrayan, eşin dostun kumpir kabuklarını yiyenlerimiz oldu. Yeri geldi, Thiefs Guild olduk, soğuk sandviçleri yanlayıp yanlayıp eşe dosta dağıttık Robin Hood gibi. Veysiden alıp fakire verdik yani. Yeri geldi serbest düşünce ortamı oldu, mal mal mevzular saatlerle tartışıldı. Yeri geldi borsa oldu, “abi şuna kaç para verirsin” “abi bak şimdi 1 milyon dolar veriyolar bi kere olur mu?” tarzı piyasa yoklamaları yapıldı, nice şeye fiyatlar biçildi. Tek bir ses, tek bir nefes olduğumuz da çoktu. Misal, “se**** mu ey** mi” sorusuna hep bir ağızdan EY** diye bağırmadık mı konseyciler!
Durup dönüp de bakınca, o kadar çok hayvanlığa imza attık, o kadar çok eblehlik yaptık ki, heralde hakkını vermem için yazı dizisi yazmam lazım. Yani yağmurlarda bile gittik oralarda şemsiyeler altında “abi şimdi ancelina coli geldi ama önce mesut bey diyo” tarzı laflarla öküzler gibi güldük ki, hala “şimdii” diye başlayan cümlelerde güler kalırım. Yani büyüdük de ne değişti? Hepimiz birşeyler yaptık, yurtdışlarına gidenlerimiz var, iş güç sahibi olanımız doluyla. Ama yine bir araya geldik mi, yine bir yerin çevresine oturduk mu, bir anda gözler parlamıyor mu? O hınzır sırıtış başlayıp yaz yangını gibi yayılmıyor mu suratlarda? Unutmadık, unutturmayacağız !
Daha da birsürü resim ekliycem. Eski hard disklerimi falan buldum o derece, İstanbul gezisinin birsürü korkutucu belgesi ortaya çıktı. Şimdilik resimler Facebook grubuna Avni kardeşim tarafından eklenmiş, her biri birbirinden korkutucu resimler. Sonuncu da nargileden sorumlu üye Canyakara ait galiba.
Konu bitmeden son bir şey sorayım. Şimdii…..
Haziran 11th, 2009 at 23:03
ABZ & 8 kardeşliğinin en kısa ve çarpıcı betimlemesi
Haziran 12th, 2009 at 05:31
ahaha, Kadriye hanimin da konseyimizi kamyoncu mitingine benzettigi gunu de hic unutmam;)
Haziran 12th, 2009 at 07:45
konseyin spor dalı pandik oyunu vardı sizin kardeşim… çok gülerdim en çokta hocaların müdürlerin tepkilerine..
Haziran 12th, 2009 at 08:35
@ ahmet can: 88
@ Wadaaa: abi ciddi bi hoca ceryanı vardı bize karşı ya. yani ordan gelip geçen hocalar esefle bakıyolardı, arada katılan da oluyodu aramıza tabi de, Kadriye hanım olmazdı tabi o isim =D
@ Hagi: o sportif faaliyete asıl muhasebeciler kafayı takmıştı. böyle ellerinde çaylar simitler çıkar izlerlerdi keh keh güle güle. ki bize en güzel pandiği onlar atıyodu =)
Haziran 12th, 2009 at 15:01
kadriye hanımın kolunda neden hep sargı vardı? bu konseyin derin bağlantılarından gibi geldi birden
hey yarabbi
Haziran 12th, 2009 at 18:54
Abi o muhabbetleri ABZ konseyinde olmasam da kuzen konseyi,dost meclisinde birebir tatmışlığım vardır. Ki Angelina Jolie şu gün gelse veriyorum dese önce akın amcayı veya müdürü şart koşacak gibi hissederim,bilinçaltıma kazınmış.
Haziran 12th, 2009 at 23:04
ahah evet öyle kötü bi yan etkisi oluyo ya. herşeyin pis bir yanını görür oluyo insan, ama hayatın kötülüklerine de hazır hissediyor.
Haziran 13th, 2009 at 06:11
[G][A][D][A][N][A][L][L][A][H] yazsam ne dersin kuzen bu durumla ilgili ??
Haziran 13th, 2009 at 08:27
haketmedim böyle ağır bir yorumu derim