09 Eylül 2009

İsviçre’de Olmanın Çirkinlikleri

Madalyonun öbür yüzü tabir ettiğimiz kısma gelecek olursak… Hayat güllük gülistanlık değil tabi. Yani bu kadar güzel bi memleket olsun, dağında tilkisi, şehrinde tikisi mutlu gezsin, evine sincap gelsin cama tıklatsın… MASAL DÜNYASI MI LAN BURASI! Tabii ki negatif şeyler de olacak.

Bi kere, ki aslında bir değil 10 kere, 15 kere demem lazım, pahalı arkadaş burası. Yani domates fenomeni diye birşey var burada. Domates aldım, kilosu 5.10 CHF, ki kıpkırmızı bile değil! Kilosuna 7 lira vercek olsam adam öldürürüm arkadaş Türkiye’de. Bu nasıl terbiyesizlik. Bir ufak pet su alıyorsun, marketten falan alırsan 3 frank sokuyor, vending machine bulursan yine 1.60 franka alırsın, ucuz ohh diye sevinirsin ki bildiğin 3 lira arkadaş! McDonalds’a girip McChicken menü yersen kendisi 14 frank. Yesene hakkaten.

Buraya gelirken Avrupa’nın merkezine gidiyorum aga, tamamını gezerim tarzı düşünceler besliyordum. O düşünceler açlıktan öldü. Zira 80 km ötedeki Zürih’e gidip gelmek 50 frank falan. Yani mesela gidiş 26 frank, dönüşü de alırsın, 35 e falan anlaşırsın ya normalde… Yok, dönüşü de alırsan, ki genelde geç saat olduğu için daha da pahalı olur, 28 frank falan verirsin, ellerinden öper 54 frank. Economies of scale olayını hamdolsun teğet geçmiş İsviçre’yi. Haa, peynir nispeten ucuz. Et de ucuz, ama domuz olanı. Yok at eti yiyeceğim, yok dana eti yiyeceğim dersen, işlenmiş etlerde kilosu 140 liraya kadar çıkıyor, abartmıyorum, şerefsiz gibi kilosu 99 franka et gördüm. Ben de onlara bir et önerecektim, ama bir kilo çekmez işte.

Çikolata çok lezzetli. Güzel bir truffle cı olan Sprüngli’den truffle almak isteyebilirsiniz mesela. Kilosu 180 frank civarında. LAN! Yeter kanıksadım heriflerin hareketlerini galiba. Elektronik falan biraz ucuz gibi ama, elektrik, su ve ısınmanın dahil olduğu yaşama masrafı, namı diğer aidat, namı diğer lebenkosten olarak ayda 260 frank falan veriyorsunuz ufak bir dairede.

Öğrenciyseniz saat 8de gün başlıyor. 8:30, bilemedin 9 gibi okuldasın, akşam en erken saat 5′te çıkılıyor, ki ondan sonra da mandatory ek ders koyuyorlar, en erken, ennnn erken 6 buçukta çıkılıyor. Akşam 9 buçukta çıktığım oldu sınıftan, ki dersler daha tam başlamadı. Eve gelince ayakta duracak hal kalmıyor insanda. Akşam 10 dedi mi gözler kapanıyor. Sistem insanı oluyorsun. Asap bozucu.

Daha da lanet ederdim, ama ara bitti. Bugüne 10 saat, evet 10 adet saat istatistik ve data dersi koymuşlar. Ben de onlara koyayım inşallah. Son 3 saate girerken kendilerine her an sövmeyi bir borç bilirim.


3 Responses to “İsviçre’de Olmanın Çirkinlikleri”

  1. ihsan Says:

    Simdi sincap cama tiklatmiyor yani? :D

  2. Yiit K. Says:

    Sincap geldi pencereye tık dediii arkadaş =D

  3. ihsan Says:

    sincap dalda yigit balkonda sallanir vay vaay :D

Leave a Reply

Filled Under: İsviçre