Burada bayramlar ne kadar alakasız kalıyorsa, noeller ve yılbaşı da o kadar coşkulu kutlanıyor. Geçtiğimiz haftadan beri şehir merkezine ahşap “kiosk” denen, Türkçede stand olarak yer bulan, ki böyle yer buluşa sokayım affınıza sığınarak, birçok satış yeri kuruldu. Bu ufak ahşap yerler salak dekoratif noel heykelciklerinden “Türk Balı”na, bilimum garip malzeme içeren karışık çorbalardan enteresan alkollü sıcak içeceklere kadar birçok şey satıyor.
Şimdi size tanıtacağım 2 şey var, çünkü tüketmeden ahkam kesmek benlik değil pek. Öncelikle bi çorba var, Gerstensuppe diye. İçinde arpa, et suyu, ufak bacon parçaları ve bilimum şey var. Yanında da, klasik İsviçre işi büyük bir dilim ekmek veriyorlar. Ekmekleri lezzetli bu arada buranın, ama ben hala ekmek sevmiyorum.
Diğer şey ise, sıcak çikolata içine rum, üzerine de krema konularak hazırlanan bir noel içeceği. Konsept güzel, ama lezzet olarak sınıfta kaldı benim gözümde. Adını unuttuğum, ama Heisse Schokolademit Alkohol şeklinde şahane isim taktığım bu içecek, acaip alkollü, o konuda hakkını vereyim, ama çok da sıcak değildi. Ayrıca çok lezzetli de değildi. Aynı şeyi içen Alman arkadaşlar da “bunu almamız iyi oldu, en azından önümüzdeki ay ne içmeyeceğimizi biliyoruz” dediler, hoş bir bakı açısı diyelim kibarlık edelim.
İçimde kalan şey ise, ortaya konulan eşşek gibi kazanda kaynatılan, sanırım Blauwein mıdır o tarz bir adı olan noel şarabı. Kırmızı noel patiği şeklinde bardaklarda servis edilen bu içeceği ne yazık ki tadamadım henüz. Ama önümde daha 3 hafta var, inşallah tadarım değil mi dostlar..
Ha bi de gribi sanırım burda kaptım.
Ha galiba gribi de burada kaptım. Hadi bakalım.






Aralık 5th, 2009 at 09:47
Abi önce minareleri yasakladılar, sonra sıcak çikolatanın içine rum koymuşlar, ne büyük bir insanlık ayıbı bu, nasıl bir kıyım yaşanıyor orada ?
Aralık 5th, 2009 at 12:57
harharhar, abi minareyi yasaklayan kılıfını hazırlar tarzı bi espiri yapmak istiyorum.
Aralık 5th, 2009 at 21:37
Abi anlamadığım şey rumu sıcak çikolatanın içine girmeye nasıl ikna ettikleri, zira pek rahat bir yer olmasa gerek. O değil de David İngiltere’den 2 tane manyak güzel peynir getirdi, yemeye bile kıyamıyordum ki temizlikçi karı küflenmiş diye peyniri atmış (biri blue cheese,diğerinin tipini bile bilmiyorum ama süper bişeydi, olay şaka değil gerçek).
Aralık 5th, 2009 at 21:55
Abi gündelikçiye tembih etmezsen bu bu bu ellenmeyecek diye, eller, yer, atar, ama yok eder o şeyleri.
Rumları İsviçre’de sıcak çikolataya döktük arkadaş!