alacati-1alacati-2alacati-3

Aman yani daha kasış başlıklar bulabilir miyim bilmiyorum ama inanın deneyeceğim. Başlıklarım okunurken iskeleden günbatımına bakan, saçları ve pardösüsü rüzgarda savrulan gizemli adam tadı yakalatmak istiyorum sizlere. Herneyse. Cool başlığımdan anladığınız üzere bugün günübirlik bir Çeşme seyahati yaptım. Detaylara geçelim.

Öncelikle Kabadayı kardeşimin dediği gibi, cumartesi gecesi İzmir’de pinekleyip pazar öğleden sonra Çeşme’ye gitmek aslında ebleh bir davranış, elle tutulacak yanı yok. Ancak evde tadilat vs. işler olduğundan babamı ve yardımcıyı götürmem gerekiyordu. Ben de kendimi şöför gibi hissetmemek için plana ufak bir detour kattım (coolluğa coolluk katmak için ara sıra yabancı kelimeler ekleyeceğim. Bilin ki kültürlü bir blog burası. Ama aynı zamanda despot bir blog, yok anlamı o değil, yok bık bık diyenlerin yorumlarını YAKARIM!). Yanıma katılmayı kabul eden çilekeş kanka MeGu ile Çeşme yollarında düştük. Hava güzel, kızlar güzel, jantlar da idare ederdi. Öncelikle çağlardan beri süregelen korkunç bir soruya yanıt vermek durumunda kaldık: Ne yiyeceğiz! Doruk Döner’in iğrenç bir dükkanı olması sebebiyle Dost Pide’ye oturduk. Kesinlikle tuzsuz ve alelade lezzette pidelere nahoş paralar verince, Dost Pide’nin aslında paramız olmasa dostumuz olmayacağını tecrübe ettik. Tanju Okan ruhun şad olsun.

Tatminsiz bir yemekten sonra 3 dükkan yandaki dondurmacıya gitmek için Alaçatı yolunu tercih ettim. Alaçatı’ya varınca da gezmek görmek lazım diyerek vurduk kendimizi beyaz evler arasındaki dar sokaklara. 3 5 tur sonrası 15 Eylül Kıraathanesi’ne çöktük. Gidenler bilir, adına aldanmamak lazım, zira ilk defa bir kıraathanede puro keseceği ve küllükleri gördüm. Birer Türk kahvesi, birer Black label ve hoş kalitede 2 puro sonrası Alaçatı’da güneş batmıştı bizim için (alegorik anlatımlar). Özet olarak MeGu ile zürafa günü tabir ettiğimiz bir gün daha geçirmiş olduk. Para harcandı, yemek yenildi, içildi ve amaçsızlık temalı saatler geçirildi. Oldukça keyifliydi ama. En kötü günümüz böyle olsun diye nokta koyduk hatta.

Kısa izlenimler:

1 – Alaçatı her zamanki gibi ortalamanın ziyadesiyle üstü fiyatlarıyla İstanbul ve İzmir sosyetesinin Çeşme’deki gözdesi olacak. Bu magazinsel anlatım. Gerçek anlatım ise iyi sokuyolar, göze alan gitsin dar sokakların sokan butik işletmelerine.

2- Özellikle hoşuma giden şey nüfus yoğunluğu oldu. Daha yazın iğrenç kalabalığı çökmemiş, sokaklar yürünmez, yollar park edilmez hale gelmemiş, ancak boş da değil. Mekanlar oldukça dolu, ama yer bulunuyor. Sokaklar kalabalık, ama rahat rahat yürünüyor. Şahane.

3- Dost Pide’de Şahan vardı. Biz bayan kız kesmekten (yani ben kestim, MeGu kesmez Yenge) kendisini görmedik ki bir grup kız çıkışta “Uiii Şahan var resim çektirmem lazıımmm” tarzı delirene kadar. Kendisi turuncu giyinmiş, ya şort ya gömlek, aklımda kalmadı hangisi. Ayrıca gerçekten iri adam. Kafa da kelimsiydi, tanınmamak için takla atmakta sanırım. Tanımadım da. Mutlu musun!

4- 15 Eylül Kıraathanesi güzel bir yer. Servis iyi, garsonlar süper, garson kızlar çok hoş. Puro keseceği olması beni benden aldı. Ukala ve ufak bir detay tabi bu, ama nice mekanlarda ekmek bıçağıyla puro kestirdikten sonra o garip sünnetçimsi aygıt insana güzel geliyor. “Mövempik” dondurma servisi yazan, “mövenpik bi kere o” diye kankayla konuşurken arkada bitip” taypo o, tamam, yanlış” tarzı üste çöken, ama sonra hoş sohbet yapıp arayı yumuşatan bir de işletmecisi var. Abicim selamlar, ama 10 sayfayı baştan yazdır benim gibi ukalaları çekme değil mi?

5- Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum. Yaşıt ve karşı cinsler msn e gelsin.


2 Responses to “Çeşme, Alaçatı Ve Günübirlik Duruşlar”

  1. Megu Says:

    1- Gene aynı şey oldu, para harcamayalım diye Dost’ta yedik, gidip Alaçatı’da saçma bir para harcandı… Paramız yoktu sözde.

    2-Yengen de olsa bilirsin, ve bilirler karı kız kesmekte anasını bellerim ortamın…

    3-Butik butik butik sokulmaya alıştım nasılsa…

    4-Butabi kardeşler olsak “Hey Wazzup” demekten başımız ağrırdı zira o dereceydi…

  2. Yiit K. Says:

    Baba az sonra yazıcam, bi Siga Siga macerası var zaten, garson büyük açtı, 4 hane teğet geçti hamdolsun.

Leave a Reply

Filled Under: Mekan, Tatil, İzmir