08 Temmuz 2009

Sportif Faaliyetler

İzmir Princess Hotel’in kapanmasının ardından resmen sporsuz kaldım arkadaş. Yani insan bir de kaybedince değerini anlıyor gibi, gidemediğim hergün içime dert, ruhuma ateş oldu düştü. Bu sebepten dolayı, bugün kendimi sahil yollarına vurdum.

İzmir oldukça komünist bir şehir. Normalde denize bu kadar kıyısı olan şehirler buraya basar kafeyi, basar oteli, basar barı, çatır çatır rant sağlar, para kırar. Halk da denizin kıyısına bir çökmek için tıkır tıkır para kesilir. Ancak İzmir, bildiğiniz üzere böyle değil. İzmir’de, hem de az buz yerde değil, yaşanılan hemen tüm kesimlerinde kıyı şeridi halka aittir. “Buyrun takılın agalar işte deniz” mantığıyla da değil, deli gibi para harcanıp, beton vesaire dökülüp yürüyüş/bisiklet parkuru haline getirilmiş şekilde halkın.

Sittin senedir de sahilde yaşarım İzmir’de. Çok ev değiştirdim, ama hep sahil şeridinde oldu bunlar. Gel gör ki kıçımı kaldırıp da sahilde spor yaptığım yoktur. Yani belki bir kere falan denemişimdir de, “ehehy nefes bitti” diye bırakmışımdır, ben beni biliyorum. Bugün, sabahtan akşama kadar ebleh sokak isimlerini Google Earth’e gire gire ev baktıktan sonra kendimi dışarı dar attım. Başladım evin önünden Göztepe yönüne cross yapmaya. Doğanın azizliği, giderken karşıdan rüzgar yedim lımbır lımbır oldum, dönerken arkadan eser rahat giderim diyordum ki, resmen döndüğüm anda falan rüzgar kesildi. 75 dakikada Göztepe iskele yaptım ve döndüm evime. Mutluyum.

Tavsiye ediyorum. Kapalı ortamlarda makina üstünde dolap beygiri gibi dönmeye para veriyoruz, halbuki denize sıfır koşu pistimiz var, ve hepimizin. Kullanmak lazım. Bir dahaki cahil spor denememde bana katılın hatta. Ama konuşmam söyliyim. Takarım aypodumu, yaparım krosumu.


Leave a Reply

Filled Under: İzmir