Bayılıyorum klişe başlık atmaya ya. Evet cumartesi gecesini iyi tanımlıyor, evet cumartesi gecesi Paparazzi yine çaldı bu şarkıyı, ama yine de klişe mi klişe, hastası mıyım evet!
Cumartesi Hollanda’dan gelen, tanımayanlar için Canyakar kod adını kullanacağım arkadaşım ile Agora denen yere gittik. Zaten bu aralar kliması ve Balçova’daki Hollandalılar (Bkz: Canyakar) sayesinde benim için bir alışveriş merkezi olmaktan çıktı Agora, bir habitat oldu. İçinde yaşıyorum. 2 3 kere falan atıştırıyoruz, yemek değil. Bu arada, yiyenler yemeyenler, Agora’daki Subway’e gidin. İnanılmaz lezzetli, ve diğer fast foodlara göre çok daha sağlıklı yiyecekler yiyin. Müdürü falan da kafa dengi, adam bize indirim yapıyor, çay ısmarlıyor falan, dediğim gibi habitat oldu agora.
Daha sonra KoKo kod adlı arkadaşımız geldi ve Arcade denen yere gidip Rambo oynadık, yumruk attık. Bu arada evet, orada tanınıyoruz artık. Dans yarışmasında destek veren nazik kızın tavsiyesiyle hareketli tünel simülatörü olarak adlandıracağım bir alete bindik. Yaşlar 24 olunca çok korkutmadı tabi, ama heyecan yaşatıyor yer yer. Tabi jetonun hakkını vermek açısından zılgıt falan çektik, baya ilgi de çekmişiz enteresan olmuş.
Daha sonra artık sıkıntıdan mı, boş beleşlikten mi bilmiyorum, Agora içinde düz koşu yaptık. Ciddi ciddi, 10 dakika civarı bir süre kros koştuk. Hatta Arcade’deki kızı gördük koşarken, şaşırdı, sonra kıkırdadı, sanırım deli sanıyor artık bizi. Sonra Krunch mıdır o Mezzaluna Aile Pide Salonu’nun karşısındaki yere geçtik, smoothie ve biralar eşliğinde etrafı kestik boş beleş. Güzel şeyler bunlar. Haydi şimdi sıra gecede.