06 Haziran 2009

Yemek Yemek

Enteresan bir sabah. Arabaya taksi falan çarptı o derece enteresan bir sabah. Benim değil annemin arabasıyla gidiyorduk da sinir krizi geçirmedim yani. Bildiğin üstüme kırdı taksici. Nahoş şeyler.

Şimdi nasipse akşama Çeşme’ye gidiyorum, o yüzden size son bir yazı yazıp öyle terkedeyim buraları dedim. Malum, özleyen falan varmış. Ama söylüyorum, işgüzar ve Hıncalvari bir yazı olacak. Yiit Babaoğlu diyebilirsiniz bu yazıda bana.

Öncelikle 20 gün önce bayılarak aldığım şahane mayoşortumu kaybettim. Utanmadan aynısından aldım bir tane daha, kadere karşı bir inat söz konusu. İsyanım var sana KADER!!! Neyse, sonrasında da Efes Pastanesi’ne gittim annem ile. Şimdi Efes Pastanesi, Reyhan’dan bile daha yüksek yaş ortalamasına sahip bir yer. Ooo güzel kadın diye baktığınız 40 yaşında oluyor, yanında da annesi falan oluyor öyle fena bir mekan. Ancak bence şu İzmir çukurundaki en güzel yemeklerin bazılarını yapıyorlar. Fiyat olarak da, rekabet ettiği yerlere göre oldukça avantajlı. Mesela en pahalı yemek, Şefin Et Bohçası denen şahane bir lezzet, gerçekten doyurucu ve 17.50 TL gibi bir fiyatla geliyor sofranıza. Burger’da menüye 12 14 lira verenlere duyurulur. Ayrıca İzmir’in en güzel somonlu makarnasını da yapıyorlar, of inanılmaz Haşmet oldum ya. Okumayın kapatın artık bu sayfayı, bunları yazan 23 yaşında olamaz !

Çeşme’ye gelen arasın. Gelmeyen de arasın, gidemezsem falan ayağımı denk alayım =) Hayırlı günler okuyucu kitlesi.


Leave a Reply

Filled Under: İzmir, Mekan, Yemek