Memleket meselelerine attığım el yerel ve uluslararası kamuoyunda yankı getirdi. Karışan siyasi ortamı bir nebze yumuşatmak için birkaç lakayıt yazı yazmam lazım sanırım. Ama abimin dediği gibi yarın öbür gün gardrobumda lav silahı falan bulunursa beni anarşist karakterimle hatırlayın, Yiit adını tişörtlerde yaşatın, İzmirimin güzel kızlarının baldırlarında sarılan purolara verin naçizane ismimi.
Okuyan erkekler daha iyi anlayacaklardır. Hanginiz bir şarkının ritmine kaptırıp da havada gitar davul çalmadınız? Hanginiz sevdiğiniz bir şarkıyı anıra anıra söylemediniz? Hanginiz rock yıldızı olmak istemediniz? İşte bunları yapabilmenizi, hem de arkadaşlarınızla grup halinde çıldırabilmenizi sağlayan bir oyun var piyasada. Oyunun, daha doğrusu fenomenin adı Guitar Hero. Ve tanımlamak gerekirse, oyundan ziyade müzikal mastürbasyon olduğunu söyleyebilirim. Plastik 5 tuş, bir de nota vurma pedalıyla gitar ve bas, 4 tane plastik aksamdan oluşan davuluyla davul çalıp, gerçeğe en yakın yapılmış enstrüman olan mikrofonla da anırma görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz oyunda.
Ben gibi alternatif müziği seven biriyseniz çıldırmanız işten değil. Hele ustalaşıp oyunun seviyesini arttırdıkça dünyadan kopuyor, yüzlerce notalık streak’ler çalmak için el-göz koordinasyonunu zorlamaya başlıyorsunuz ki dediğim gibi tam mastürbasyon ya ! Alınan keyif muazzam tabi. Hatta 21. yüzyıl itibariyle diyebilirim ki gitar “out”, gitar hiro “in”!
Son sözüm Metallica manyaklarına geliyor. 2.1 gibi bir ortalama getirdiğim fena boktan Orta 1 karnesinin bozduğu moral ile başlayan bir sevda bendeki Metallica sevdası. 93 yılındaki efsane konsere giden, evde Metallica kasetleri bulunduran abim sayesinde tanıştım Black albümle, hatta kaseti takınca ilk çalan şarkı Sad But True idi, ki ortalamam ve karnem dolayısıyla bozulan ruh halime uyar gibi de olmuştu. (Ki sonradan farkettiğim bir olaydır, abimin (kendisi benden 9 yaş büyük) evde dinlediği, ve benim 6-10 yaş arası maruz kaldığım müzikler sonradan favorilerim oldu. İlk dinleyişimde “aaa ben bunu biliyorum” hissi yaşadığım Metallica, Pearl Jam, Nirvana gibi grupları bilinçaltıma soktuğu için de müteşekkirim ona.) Neyse… Geçen yaz MeGu ile konserine de gittiğimden yeniden alevlenen bir aşk bu. Takdir edersiniz ki Guitar Hero: Metallica haberleri beni çıldırtır gibi olmuştu… Haa, oyun çıldırttı mı? Ufak çapta bi delilik yaşadım evet, zira çalınmıyo lan! Meğer gerçek gitarı geçtim, oyuncakta bile çalmak meşakkatliymiş o şarkıları. 6 7 saatlik yoğun bi süreç sonrası ağrıyan bilekler ve dönen kafalarla bıraktık oyunu MeGu ile. Yakında tekrar dönüp bi hesap alacağım da, an itibariyle gözüm yemiyor.
PS (Pınar Sucuk yani): 1- Hayır CL finali hakkında yazmayacağım. Boktan bi maçtı, sadece iddia basmaya üşendiğime yanarım o kadar. Fenerliyim ayrıca, iddiasız maçları seviyorum artık. 2- Linkleri direk video olarak koyabildiğim anda koyacağım. Şimdilik Facebook olayına girebilenler izleyebilir sanıyorum.

Mayıs 28th, 2009 at 11:57
Burdan tum aileme, hollandadaki arkadasim ahmetcan’a, abaz konseyine ve soylu’ya selamlarimi gonderiyorum…
Mayıs 28th, 2009 at 11:58
Seninle ilgili görüşlerimi kayıtlı email adresine atıyorum iscanlım
Mayıs 28th, 2009 at 12:05
ben yengeclerle ilgili bir yazi istiyorum!!!
Mayıs 28th, 2009 at 18:25
kardesim sana yazmıcam da kime yazcam.
ama artık o yengecler ıstakoz olmustur yanlıs mıyım =)