Bugün enteresan geçti, kısaca özetleyeyim. Swiss Otel’de yemek yedik arkadaşımla, kız kardeşinin mezuniyetini kutlamak bahanesiyle ayılaştık. Kız ağlar gibi oldu, dondurmayla sakinleştirdik. Kız 9 yaşında, yoksa nevrotik bir insan değil, bizler de canavar değiliz… yok öyleyiz. 3 kilo falan et yedik. Kız ağlar tabi. Oha ya.
Baya bir sürü geyik, arkadaşın babasının emlak dükkanında aile muhabbeti sonrası kısa bir Agora ziyareti. Arcade var orada bir tane, bu aralar ona sardık. Yumruk atma, balyoz vurma, Rambo olup adam biçme derken favori oyunun dansçıya geldik. Aslında olay basit, büyükçe bir platform, dokunmatik gibi, notalar eşliğinde basacağın yeri ve uzunluğu gösteren bir zamazingo iniyor. Teoride gitar hiro gibi, ama çok daha aktifsin. Evet, rekor kırdım onda. 1500000, yani bir buçuk milyon puan yaptım. Benden sonraki sanırım 1 milyon puanda falan. Öyle bir rekor yani. Genç kızların falan sevgilisi oldum performansımla. Ama baya gençler, 12 14 yaş arasındalar, ve ben Hüseyin Üzmez değilim. Bir tane de çalışan kız var ama, her görüşümde ahu gözlerle sırıtıyor. Dansçı olacağım “yok artık yok artık”, “şu anda rekor kırdın biliyosun di mi” tarzı feedbackleri sayesinde.
Son olarak KSK Köşk’e çöktüm. Son 5 günün 4ünde gittim, ismi lazım değil bir arkadaş sayesinde (Ahmet Can Yakar, 24, Balçova/İzmir). Heralde önümüzdeki 10 günün 8 inde falan da oralarda görüleceğim. Hadi hayırlısı.
Resim, hatta bir video koyacağım dans olayıyla alakalı. Merak eden gitsin baksın YGT olarak duruyorum orada. Ama bakmayın tabi, sözüme güvenin. Zira bakacaksanız da…. ya üzülürüm yani, daha güzel meşgaleler bulun. İyi geceler, tatlı rüyalar, “don’t let the bed bugs paralyze”.