Hayatı seviyorum ya. Özellikle beklemediğim anlarda, beklemediğim şeyler yaptığı için. Beni hep ters köşeye yatırdığı için. Spora gideceğim dediğin gün son anda toplantı çıkardığı, bugün spora gidemem diyip ayakkabı almadığım zaman dersi erken bitirdiği için seviyorum.
Hayatı kontrol altına almak ve günlük blog yazmak ha =) Güldüm bak birden. Hayatım nispeten kontrol altında, onu ifade edeyim. Mesela artık gardırobum var bir adet. Ama kutuda. Ve IKEA. Ve ben IKEA’dan köfte alsam birleştiremem. Ayrıca halım da var artık. Ama kolide. Eşyalarımı güzelce dolaba kaldırmadan halımı sermek istemiyorum. Ayrıca artık spor salonuna da üyeyim. Ama gidecem zamanım olmuyor. Bugün okuldan saat 12′ye 20 kala çıktım. Öğlen değil, akşam ama.
Ben hayatı kontrol altına almak istedikçe hayat beni taşağa almakta. Güzel aslında, hayatın bilinmezliğini seviyorum, kontürpiyelerini seviyorum. Herşey istediğim gibi olsa kendimi keserdim zaten. Böylesi daha güzel, kıymeti oluyor.
Blogumu da osuruk temalı yorumlara teslim etmiş bulunmaktayım. Üstüne boy boy Çinli osuran ben, blogunu osuruk fetişleri basan ben, diloy daha ne edem neyler edem ben… Neyse. Bu gece erken yatıcam. Saat 1 oluyor yani, bir buçuk gibi yatsam işte, diş miş fırçala derken, heralde bi 6 buçuk saat uyurum. O bana yeticek sanırım. Yetmezse yarın uyurum. Uyuyamam, planlarım var. Cumartesi geçe kadar uyurum. Uyuyamam, 10 buçukta trene binip Zürih’e yola çıkmam lazım.
Hahahah derdim bunlar olsun be! Seviyorum sizi, yani en azından bir kısmınızı sevdiğimi düşünüyorum. Ciao bambinos ve bambinas!
Ekim 2nd, 2009 at 12:34
Bu yazındaki osuruk kısımlarını yeterli bulmadım.. Bir daha uyarmıycam
Ekim 2nd, 2009 at 19:22
Give it to a horse!
Ekim 2nd, 2009 at 22:40
So… Why the long face?
Ekim 4th, 2009 at 13:26
harharhar smart replies make me giggidy