Komşularımız, ve bize yakın şartlarda yaşayan yakın ülkelerden haberler gelmekte. İran, vaktiyle kaybettiği aydınlığa sandıkta kavuşamadı ancak sokaklarda kavuşmak istiyor. Bugün ortalık 16 yaşında bir kızın vefatıyla çalkalandı. Allah rahmet eğlesin. Daha iyi şartlara ulaşmak, benliğini kurtarmak için mücadele veren ülkelere saygım sonsuz. Helal olsun.
Kazakistan Milli Eğitim Bakanı, okullar başta olmak üzere türbanı yasakladı. “Çağdaş eğitim ve bağnazlık arasında seçim yapmamız gerekiyordu. Biz eğitimi seçtik.” diye de açıklama yaptı hanım bakan. Fetullah okullarına da şerh koymuşlar, orada beyin yıkayan hocaları falan kovmuşlar. Onlara da helal olsun.
Öyle çok siyasi bir insan değilimdir. Hatta gemisini kurtaran kaptan konseptine yakınım. Zaten bana gelen bir e-postayı okuyunca haberdar oldum bunların bir kısmından. Ve de tedirgin oldum resmen. Yakın geçmişe kadar örnek alınan ülkem, örnek alacak hale düşüyor. Herkes akıllanırken biz mi salaklaşıyoruz? Yoksa biz, daha iyiye ulaşmak için direnme hakkımızı kullanmış mı sayılıyoruz? Bize ne zaman helal olacak?
Ampülle değil güneşle aydınlandığımız günlerde de bu blogu yazmak üzere.
Haziran 24th, 2009 at 10:02
senin ak ve karaların arasına biraz gri tonlar atayım. beyin jimnastiği kıvamında
İran’ın zamanında kaybettiği aydınlığa tekrar kavuşmasını çok isterim. Ama bu vuslatı kimler sağlıyor acaba? Yaşam tarzına zerre sempati duyamayacağım ama bu coğrafyada abd’ye kafa tutan tek lider olan Ahmedinejad’a gelişen bir alternatif hareket acaba ülkenin kendi dinamikleriyle mi yoksa birilerinin hadi demesiyle mi ortaya çıktı? Her ne kadar sempati duyduğumuz kesimin ayaklanışı bize hoş görünse de, pkk’nın yaptığı saldırıların da dış basında özgürlük için başkaldıran kahramanlar gibi lanse edildiğini hatırlamak lazım. biiir
Kazakistan =(göbek bağı)=>Rusya… Rusya X ABD…
ABD=(maşa)=> fethullah… Yani bu tür dayılanmalar arkana sağlam bir başka dayı almadan olmuyor galiba. ikiiii
ve galiba da bütün bu çatışmalar yaşam tarzı tercihleri, özgürlük, demokrasi üzerinden yürütülse de sonuç olarak bölgede kimin sözü geçecek, doğal kaynakları kim emecek noktasına çıkıyor. üüüç
bizim memleket meselelerine hiç girmiyorum. bir nevi geçmiş olsun dileklerimle yani
Haziran 24th, 2009 at 11:58
o kadar güzel yazmışsın ki, senin yazıyı yayınlayıp benim yazıyı yorum yapmak istedim la.
ahmedineşeyimse amerikaya kafa tutuyo ama onun dışında da cırtlar cırtı bi insan ama abi, onu da hesaba katmak lazım.
yani amerikanın lehine olan iran halkının da lehineyse neden olmasın ?
kazaklar zaten düne kadar türk işçilerini ellerinde borularla kovalayan adamlar. yani çok aydınlanacaklarını sanmıyorum.
ama yine de fetullaha güle güle çeken ülkenin bizim ülkemiz olmasını isterdim.
Kasım 23rd, 2009 at 16:00
Bu kazaklar dediğin kim doro, The Cardigans mı??
Not: Bu başlığı bu zamana kadar nasıl görmediğimi, gözden kaçırdığımı düşününce kendimden korktum, tih heeh heeyt.
Kasım 24th, 2009 at 00:21
Okumamışsın doro, emek verdim, senin içün yazdım, saçımı klavye ettim!