Hayatta değişmeyen şeyler var. Mesela benim canım tatlı arkadaş. Uykusuzluğa falan gelemiyorum. Ertesi gün sınav da varsa, dünya da yansa, ben “eeh olduğu kadar”cılık yapıyorum. Yaş bilmemkaç oldu, hala öğrenciyim, ve bir sınav için gerçekten sabahladığımı bilmem. Bünye alışmış, yıllarca her gece uyumaya tabi, ister istemez, kahve de içsen, takla da atsan uyku geliyor. Velhasıl, dün gece yine gece 1:30 gibi, içtiğim avuç dolusu kahveye rağmen savan aslanları gibi esnemeye başlayınca daayt uyuyorum dedim, nitekim de uyudum. Aşırı kahve yüklemesiyle uyumak garip tabi, 20 dakikada bir sıçrayarak, yatakta bazı bazı ayaklarınla ritim tuttuğunu farkederek uyumaya çalışmak enteresan.

Bir de fazla şey bilmek zararlı. “Ya tam vücudun uykuya ihtiyacı olan saat, şimdi bi 5 saat uyusam pırıl pırıl, kalkarım sabah, güneşle beraber doğarım ooh paşalar gibi çalışırım” diye kendini inandırıyor insan. Hah tamam, başlıktaki saatte kalktım, daha alışveriş siteleri yeni ürünleri yüklememiş sisteme, o derece erken, ama kalktım. Sorun şu ki, maymunluğunun geçmesi bir süre alıyor insanın. 20 dakika oldu, hala geçiş yok.

Son dipnot olarak, kafeinden zerre haz almıyorum ya. Resmen kendi hareketlerimi irdeletiyo bana, ve gariplikler bulduruyo. Iyy nefret. Bundan sonra, düzgün saatlerde düzgün çalışılacak aga!


Leave a Reply

Filled Under: Serbest Dalış