Efsane Bir Başkan
En azından ayda bir gördüğüm bir görüntü var. Enteresan bir kanal, irisinden ufağından olabilir, enteresan bir sunucu, genelde bayan ve hoş oluyorlar ama, ve efsane başkan Ali Şen. 1955 yılında 5 kuruşu olmadan göç yoluyla İstanbul’a gelmiş, 1977 yılında Türkiye’nin en büyük klübü Fenerbahçe’nin başına geçiyor. Yıllarca başkan kalıyor, birsürü şampiyonluk yaşıyor, efsanelere imza atıyor ve şu anda belki de Türkiye’nin en sevilen 3 5 insanından biri oluyor.
Düşünün ki bir başkan gelsin, 10 sene boyunca yüzlerce trilyon akıtsın klübe, borçlu bir klübü kar eden bir yapıya büründürsün, ama hala adama 3 günde bir “Ali Şen şöyle dedi, siz hop hopmuşsunuz??” tarzı laflar sorulsun. Adamı şu anda canlı yayında izliyorum ve keyif alıyorum. Olaya hakim, espirili, karizmatik bir insan. Şahsen Aziz Yıldırım yerine Ali Şen veya Ali Koç’u tercih ederdim klübümün başında. Umarım ilerki yıllarda mesut olacağım.
Falcılar
Kıbrıs Şehitleri’nde, Gazi Kadınlar Sokağı’nda garip ufak yerler var. “El hanım gülünden” tarzı ebleh isimlere sahip yerler de bunlardan bazıları. İçiyorsun, oturuyorsun, 4 lira falan hesap geliyor. Ama fal baktırırsan 20 liranı alıyorlar. İnanılmaz bir sektör olmuş. İnsanlar resmen 2 saat kuyruk bekliyorlar, sıra gelse de fal baktırsak da 20 lira versek telveden dökülen yalanlara diye. Maliyet: kadının birinin 5 dakikası. Hadi 10 dakika olsun. Basit hesap yap, haftada 5 gün 8 saat çalışan normal maaşlı biri olsa bu ablamız, kazancı yaklaşık 25 milyara gelecek. “Biri var hayatında, adında A var… evet evet A…” LAN Türkçe bu, adında A E falan olmayan kaç isim var? Yiğit var mesela, desene adından Y var yumuşak g var? De hadi çıkar beni faldan, ben de Exorcist’teki abla gibi ters ters yürüyeyim Kıbrıs Şehitleri’nde! Hodri meydan!
Blog
Resmen alışkanlık oldu. Akşam olup da bilgisayara baktım mı, direk yeni yazı ekleyi seçiyor ve ekrana bakıyorum. Keyifli bir sıkıntı yaşıyorum, ne paylaşayım, nasıl yazayım diye. Güzel birşey, övülmeye de yerilmeye de açık, orda bir yerlere sallıyorsun yazıları. Yorumlar falan geliyor,insanlar üye oluyor, güzel şeyler bunlar. Bana e posta ile falan ulaşanlar da cabası. Buyrun, Facebook olsun e posta olsun beklerim, yorumun iyisi kötüsü olur aslında da, ben pek kasan biri değilim.
Yiit out!
Temmuz 3rd, 2009 at 09:14
Mesela benim ismimde A yok,ama E dersen gani gani,ismin yarısı E den oluşuyor,4 harfli olmasının da etkisi olabilir. Falcılık müessesesinin bu kadar tutmasında bence ana sebep zaten giden insanların oraya keklenmek için isteye dileye gitmeleri,falcı orda kendilerine “bugün boğazda bir petrol tankeri karaya vuracak,binlerce martı ölecek” dese ondan bile kendilerine pay çıkaracak eblek bi psikolojiyle gidiyor olmaları. Sonra da “aaa hakkaten demişti çıktı” moduna girmeleri. Fala inanmasa da falsız kalmayanlara kısaca alık diyorum.
Emre niiiihhh !
Temmuz 3rd, 2009 at 19:53
Temmuz 5th, 2009 at 22:59
=)