26 Haziran 2009

Yaz Okulu

Bugün yaz okuluna kayıt için Ege Üniversitesi’ne gittim. Yıllardır alışkanlık heralde, mezun olmama rağmen canım çekti, diskdünya.com’dan Aliihsan ve iki arkadaşa daha babalık yaptım, ellerinden tuttum, harç paralarını yatırdım, limonata aldım. Hayvanat bahçesi diye ağladılar, ama gerçekten bu yaz sıcağında hayvandan hallice yaratıklar gördüğümüz için programı başka güne erteledik.

Egeliler kusura bakmasın, okulları okul değil. İğrenç resmen. Yani adı Ege Üniversitesi diye Ege Bölgesi’nin yarısına okul yapmalarına gerek yoktu bence. İçeride resmen yer yön duyumu yitirdim. Beleş bir otobüs var, habitatı da bu okul. O güzeldi, zira beleş bomba gelsin elimde patlasın yani.

Neyse, değineceğim şeyler var. Allah kahretsin dedirten yaz okulu bürokrasisi nedir ya? Yani özel üniversitelerde böyle bir olay yok, demek ki bu yapılabiliyor. Yahu yapın o halde? Resmen World of Warcraft oynuyoruz da, görev yapıyoruz sanki anasını satayım. “Rektörlükten kağıt al” “Bu kağıdı bankaya götür” “Para yatır” “Rektörlüğe geri dön” DAAYT delirmek için. Hava da 112 derece, insan yahu. Hoş bugün nispeten serindi de çıkışta döner yiyecek takatimiz kaldı.

Neyse, sonrasında metro ile Kemeraltı yaptık. Enteresan bir plan olması sebebiyle hoşuma gitti. 12 kahve, 30 çay içip  6 lira falan hesap verilen, ama gerçekten güzel ve otantik bir yere oturduk. Cam tavan vardı, yağmur falan yağdı biz otururken enteresan oldu. Zaten adam da aldı gazı, Take My Breath Away‘den girdi Fransız romantizm kuşağından çıktı. Arkadaş, sakallı 4 adamız, gömlek giyilmiş falan, pek gey tipi de yok ama, adam kafaya koymuş bizi seviştirecek. Dar attık kendimizi dışarı. Yobaz meyve suyu dükkanında atom içtik, ve kolbastı oynayacak enerjiye ulaştığımız an dağıldık.

Bu meyve sucu adam o kadar yobaz ki, son gittiğimde bana “Afiyet olsun mübarek” tarzında seslenmişti. Bu sefer önce davrandım, “Bana 4 atom muhterem” dedim, bozulur gibi oldu. Gittim menzil köyünee köylerin en güzelii diye başlayacaktım ki bir ses dur dedi bana, zulmetme elinde kesici alet olan inanana dedi.

O sesi dinledim, bloguma da yazdım.


4 Responses to “Yaz Okulu”

  1. bro Says:

    o sesi dinlemesen bloguna da babayı yazardın zaten

  2. Yiit K. Says:

    ahah en kötü stephen hawkings gibi tekerlekli sandalyeden yazardım ya

  3. Dandoldenyus Says:

    Abi alt tonlardan verseydin küfrü keşke,benim doğulu (kenan değil) sandviççiye eline vereyim demem gibi alt tonlardan birşey tuttursaydın keşke. Kimisi bungee jumping yapar,kimisi paraşütle atlar,kimi insan da safariye çıkar hayatı uç noktalarda yaşamak için,ben ise doğululara küfretmeyi seçtim,gerçek bir heyecan fırtınası,şiddetle tavsiye ediyorum. Diğerlerine nazaran da ziyadesiyle ucuz,fakat riskleri neredeyse eşdeğer,keyfi ise bence diğerlerinden daha ilerde. Paraşütle atlamış olsam arkadaşlarıma anlatmaktan bu kadar keyif alırmıydım bilmiyorum da sandviççiye eline vereyim demek hakkaten bol bol anlattığım,keyif duyduğum bir olay (ne yapayım,suç mu)

  4. Yiit K. Says:

    suç olmalı la, senin laf attığın adam aslında iyi bi adamdı.
    bu ise Yobax, zaten ilk gittiğimde o şarkıyı söyledim pis pis baktı.
    eğlenceli ama hakkaten de, çok üstüne gitmemek lazım, adam günde 200 portakal kesiyo, beni de arada götürür.

Leave a Reply

Filled Under: İzmir, Serbest Dalış