23 Temmuz 2010

Pişik Olmadan Tatilci Olunmaz

Benim için belki de yaz tatilinin dönüm noktasıdır pişik olmak. Tamam, kiloluysan, veya çalıştığın için pantolon vs giyiyorsan, çok daha sıkıcı şekilde pişik olabilirsin. Benim bahsettiğim o değil. Hani kıçından mayoşortun çıkmadan 3 gün geçirdiğin, tuzdan saçların keçe gibi olduğu, sadece çocuklar gibi tatil yaptığında olduğun pişikten bahsediyorum.

Bu sene Bodrum sefam kısa süreceği için herşeyi yapacağım modundayım. Sabah 4′te Körfezden eve geliyorum, 2 saat uyuyup 6′da dalmaya gidiyorum. İnanılmaz bir tempoda, çok yorularak, normalde 2 ayda yaptığım tatili 10 güne sığdırmaya çalışıyorum. Şu an için gözüm arkada değil, 2 3 günüm daha da var hatta, daha da üstüne eklerim gibi. Ve evet, dün itibariyle pişik de oldum. Yaz tatili benim için tamamdır. Tek kalan, sarhoş olmak. Ama onu da olamıyorum artık, çok zorlamak gerek, ona da gerek yok. Kız arkadaşımı sarhoş olmuş genç irisi bi arkadaşla cebelleşmek zorunda bırakmak istemem sonuçta, yazık ona da.

Ayrıca bu yaz Bodrum çok güzel. Tatlı bir doluluk var, boş kalabalık değil, eğlenen, içen, para harcayan bir topluluk.Oturacak yer bulamıyorsun, ama kalabalıktan kusmuyorsun da. Uzun bir süre sonra Barlar Sokağı’nda omzum insanlara çarpa çarpa, ara sıra trafik dura dura yürüdüm, çok fazla hoşuma gitti. Anlatırım ileriki günlerde, Sünger Pizza, dalıp balık vurmak, Ahtapot Paul ile hoş maceram (evet pişti an itibariyle)… Hepsi önümüzdeki günlerde burada, sadece size, sadece benden.

Öpüldünüz sıcak ülkenin yaz sever insanları.


Leave a Reply

Filled Under: Tatil