Hasta olup da bi haftaya yakın evden çıkmadan, hatta genel olarak yataktan çıkmadan vakit geçirirsen, sonunda kendini dışarı atma ve kendini şımartma ihtiyacın tavan yapıyor. Misal, tüm bitkinliğime rağmen yarım saat evden çıkıp Marketplatz’ı gezmeyi gözüm yedi sonunda. Hava şahane, her taraf kar ama rüzgar veya bulut yok, pırıl pırıl gökyüzü, bembeyaz çatılar, büyülü bir yer oluyor burası böyle zamanlarda.
Bu muhteşem cumartesi günü azcık alışveriş yaptım. Azcık dediğim, bir senedir PS3 sahibi olmama rağmen sahip olmadığım kült oyun Grand Theft Auto IV’ü satın aldım. Artık eski bir oyun olmasının faydasını gördüm, indirimde aldım oyunu. Ayrıca biraz da çikolata aldım. Genel olarak stok tazelemek açısından ufak çikolatalar aldım. Ve kendimi şımartmak için de Lindt’in Assorties serisi altında piyasaya sürdüğü trufflelardan aldım. Truffle, hem pahalı bir mantar çeşidi, hem de genelde markaların en pahalı çikolata çeşidi oluyor. Genel olarak, egzantirik dış görünüş yapıp içini de tamamlayıcı bir çikolata – krema – dolgu ile doldurulması sonucu dünyaya geliyor bu çikolatalar. Lindt de saygıdeğer bir üretici. En üst markete artık Sprüngli markasıyla hitap ederken, seri üretim ve nispeten daha “hesaplı” Lindt” markasıyla da benim gibi kendini çikolatayla şımartmaya çalışan ve çikolatanın kilosuna 180 frank vermek istemeyen hanımlara hitap ediyor. Evet karı kılıklı oldum, çikolatayla kendimi şımartıyorum.
Sonuç olarak 2 günde 5er parçasını yiyip kanına girdim bu kutunun. Hakkını verdim diyebiliriz. Şöyle de bir olay var hakikaten, kaliteli de olsa tablet çikolatadan eşşek gibi yiyeceğine 3 5 tane truffle yemek daha tatmin edici, ve daha şımartıcı oluyor. Tavsiye edilir.
Çiirz.



Aralık 7th, 2009 at 00:24
30 tane Pingui alınır o paraya diyorum, anladın sen onu.
Ha o da olmazsa kinder süt dilimi (hayııırrr, hayııııırrrrrrrr)
Aralık 8th, 2009 at 01:42
abi sodaya para kalmazsa infial yaratır ama biliosn
Aralık 8th, 2009 at 19:53
guzel olan sey cokalattılerın yarısının yenmemeıs olması=)
diger guzel olan seyse ıcınde lındt ve sprüngli olan cumlelerın ahengi=))
takdir-i şayan bi durum=))
Aralık 9th, 2009 at 10:54
daha da guzel olani sana cok daha iyilerini yedircek olmam bence =))
Aralık 9th, 2009 at 23:03
hakkını yıyemem zurih cok gzel bıryerr=)))
heyecanla beklıyorum –episode2=)
Aralık 15th, 2009 at 15:08
Yigit’cim, afiyet olsun. 35 tane truffle yemek daha tatmin edici ve daha simartici oluyor demissin. Araya bir tire (-) koymadigin icin ben onu 35 olarak algiladim!
)) heh he he..
Dedigim gibi afiyet olsun. Istersen 135 tane ye ya..
Ama, ben, senin lisansüstü nü bitirdikten sonra, ne is yapacagini biliyorum. Evet, sen .. (yer bitti, bir dahaki sefere yazarim artik!). Öpüldün. Atilla abin..
Aralık 15th, 2009 at 22:23
Ahah Abicim 35 tane yiyip de 3 5 diye laf oyunu yapıyo da olabilirim aslında =) en heyecanlı yerinde kesmişsin abi ama, merak ettim açıkçası =)
Ben de sizleri öperim abi, kendinize çok iyi bakın.
Aralık 16th, 2009 at 10:34
Demek merak ettin Yigit’cim, o zaman, lafi fazla dolandirmadan söyliyeyim.
Seni, istikbalin arastirmaci köse yazari olarak görüyorum.
Hürriyet’te mi, yoksa Yeni Asir’da mi yazarsin, orasini bilemiyorum.
Ama nereden anladigimi sorarsan, beni, Sennhof Winterthur’da ziyarete geldigin bir zaman anlatirim.
Bildigin gibi, su sira islerim yogun. Görüsmek üzere kendine iyi bak..
Atilla der =) abi..
Ciao
Aralık 17th, 2009 at 13:43
Abi asıl gönlümdeki meslek CNN Türk’e falan kapağı atıp, dere tepe Türkiye’yi gezip gurme yemek yiyip yorum yapmak.
MBA finans falan hikaye abi, en güzel meslek gurmelik.
Ben burda eşşek gibi sabahlayıp kağıtlar yazarken herifin geceleri tek derdi kerevit bacağı sindirmek oluyor =)
Abi gitmeden uğramak istiyorum size zaten, ama bugün Almanca sınavı var, yarına Allah kerim durumundayım ne yazık ki..
Yiğit der kardeş mi oluyor şimdi =))
Görüşmek üzere!