Her Kipa Tansaş yaptığımda görüp de almadığım, ama hep de istediğim bir ürün vardı. Hani dondurma üzerine konan, dondurmanın soğuğuyla donan o sayko çikolatalı soslardan. İşte, sporda geçen oldukça eforlu 2 küsür saatin ardından kendimi ödüllendirmek adına, ve de 24 yıla yaklaşan merakımı dindirmek için işbu soslardan Pınar markalısını aldım. Yan tarafta Nesquik bana göz kırpıyordu, ancak Türk malı olmaması sebebiyle Pınar’ı aldım.
Şimdi değinmek istediğim birkaç nokta var. Öncelikle, asla ama asla açken alışverişe çıkmayın. Absürd ve korkutucu kalorilerde şeylerle eve dönebiliyorsunuz. Sonra, evet tahminlerimin ötesinde lezzet aldım bu salak sostan. En son olarak da, kaymaklı bir kutu dondurma ile bu sosu evlendirmek, sonra da evlatlarını yemek istiyorum.
Sosun tek kötü yanı, takdir edersiniz ki kalorisi zaten. Hoş, Pınar da bunun farkında olacak ki takdirinize bırakmış bu mevzuyu. Yani artık fırından çıkan ekmeğin bile poşetine kalorisi yazılırken, Pınar gibi bir firmanın bu ürüne bunu yazmamasının tek açıklaması budur bence. “Ne sen soor, ne ben söyleyeyim hacı” bakış açısını benimsemişler. “100 gramda 400 kalori var mıdır” diyorum, Hulusi Kentmen gibi sırıtıyor şişe; anlayışlı, vakur ve toyluğuma acır bir edayla. “500?” diyorum, aynı gülümsemeyle kafasını bir kez yana atıyor “heyy gidi gençlik” dercesine. Zaten sormayı bırakıyorum o sırada, zira dondurmam eriyor, ve dediğim gibi dondurmam kaymak aynı zamanda. Ceviz falan da attım üzerine, pis birşey oldu ooff.
2 gündür yemekten kesiyorum bu salak karışımı yiyeceğim diye. Yemekten de çok kesmiyorum, ama spora abanıyorum yakıcam diye. Beton Bayram olacağım şişe yüzünden. Bitsin, daha da Pınar’dan evliya, sokmam avluya arkadaş. Ne leziz, ne fantazi ürünmüşsün sen.
Ki hakikaten fantazi ürünü aslında da, orasını sizin hayal gücünüze bırakıyorum. Ancak ne yazık ki 2 gündür evde tek başımayım, Marlyn Manson olsam anca fantazi yaparım bununla.
Kalın sağlıcakla. Buyrun hatta, bir dondurmamı yiyin, beklerim.



Haziran 22nd, 2009 at 23:12
çok yanlış yollara sapmışsın; ben merakına 21 yaşında yenilmiş biri olarak söyliyim, nesquik alsan “büyük” açıcakmışsın arkadaş!
son 4′e 3 beşyüz sokup 1 ytl’yi almışsın, o derece fark var.
nesquik rulezz!
Haziran 22nd, 2009 at 23:18
ya bak, aklıma sokma, bi şişe daha sosu kaldıramam, yani kendimi kaldıramam, yatalak olurum, çarşafımda çikolata lekeleriyle ölmüş halde bulurlar beni yapma !
imla hatamı da çaktırmadan değiştiricem yazıda, sen söledin sayıyorum.
Haziran 22nd, 2009 at 23:40
şöle giriyim mevzuya:
)))
nesquik olanı sütün içine sıkıp karıştırınca da normal nesquikli süt de elde ediliyo biliyo musun
sen imlayla uğraş,ohooo ben nerelerdeyim sen nerelerdesin, peeehh.:D
Haziran 23rd, 2009 at 00:00
hahah biliorm tabii ki, ama sütü light içiyorum, nesquik sıkarsam gülmekten içemem.
bloga yazarım öle bişe yapsam ztn, zira gözümde enstantanedir =)
Haziran 23rd, 2009 at 00:06
nesquikli light süt..
oldurmamak lazım.olursa da ciddi enstantane.gülerken boğulursun falan hafazanallah.
hmmm..
evet evet.olmuyo
ben olsam 10 yıl anlatırım.sen bloga yazarsın.normal.
Haziran 23rd, 2009 at 12:43
Denendi,onaylandı. Pinar rulez. Ha şu yazanların üstüne nesquik olanını da alıp denemezmiyim,denerim tabi ki. Ha Ali’nin bakkal muhasebesine döner benim iş de o ayrı. Emre Nesquik sosun %5 ini dondurmaya dökse,kalanın %40 ını süte karıştırsa,kalanı ne işlerde kullanabilir hesaplayınız. Tabi körpe beyinleri bunlarla zehirlemelimiyiz,kesinlikle hayır.
Haziran 23rd, 2009 at 12:46
bekliyodum, neyse ki çok bekletmedin doro =)
halk okuyo bunları tabi, en fazla 15+ =D
Haziran 23rd, 2009 at 17:49
Geride bıraktığımız son 4 günün 5′inde IKEA’da gebeşmemize de ben birşey demiyorum. Arada 2-3 defa gittiğimiz oldu alenen.
Bir daha gidersem odamda bir (hatta iki) DVD kulesi şahlanacak. Kendimi zor tutuyorum.
Bu arada geçen fark ettim, daha doğrusu Uğur ve Yiğit uyardı, Forum D&R’da resmen pazara giden emekli teyzelere bağlıyorum. En son Kingdom of Heaven için “bu fiyattan alınmaz, ağustosta fiyatı düşer alırım” ve “Fasulye (film olan) kaçaymış?” gibi cümleler kurarken buldum kendimi.
Haziran 23rd, 2009 at 19:13
Ahahah abi zaten seninle bi ikea turu atmamız, orada bi fiyat estimate i çıkartmamız lazım biliosn.
Elde o ikea kalemi kağıdı, gözlere de ufak yarım camlı yaşlıların okuma gözlüklerinden takıp gezmeliyiz orayı.
DVD kuleleri gavur gibi ağır ama, 2 adet alırsan dambıl takımı fln almana gerek kalmaz, taşıyana kadar ayı çocuğu olursun.
Haziran 23rd, 2009 at 20:33
D&R gezerken beraberimdeki eşe dosta Ayı (L’Ours) filmini gösterip “al bak bu tam senlik” demekten imanım gevredi. Öyle bir rutine bindi.
Kıldan ince köprüden de rutine biner geçerim artık.
Haziran 23rd, 2009 at 20:48
Ahahah olsn abi gülüyo insan hala. ihsan da gülüyo ki yapıyo.
rutini kesmek lazım kıldan ince köprüde seni taşıycaksa.
Haziran 23rd, 2009 at 22:03
bir de o çikolata sosu dolaptaki çikolatalı viennettayla öyle atıl ki, öyle boş beleş ki. hiç sevmem viennetta ya. karaktersiz, haysiyetsiz bir dondurma. ikiyüzlü, içten pazarlıklı, sinsi…
Haziran 24th, 2009 at 00:58
anlam kayması olmş la sanki atılda.
abi bak diyorum, bitmeden yetiş bi kup ye diyorum, ama ben bugün yediğimle yarın 4 saat spor yaparım da diyorum altını çiziyorum.
vienette da iyidir ya =)